resim fotograf blog
...

Demirhindi

Tarih: Perşembe, August 9, 2007 Saat: 05:33 Kategori: Bitkiler - cicekler
<-Yeni Sayfa Eski Sayfa->

 

Hayatta dikilmiş bir ağacım var. Bunu gereğinden fazla uzun süren bir kışın sonunda dikmiştim. Çok uzun yıllar önceydi. Çocukluğumun sonu, gençliğimin ilk yıllarıydı. O zaman incecik bir fidan olan bu ağaç şimdi kocaman bir ağaç oldu. Ağaç, demirhindi ağacı.

Yıllardır o sokağa gitmiyordum.

 

Evvelki gün, Almanya'dan gelen dayımın kızı oraları görmek istedi. Gitmişken birkaç resim çektim.

Çocukluğumun tamamı bu sokakta geçti.

O zamanlar sokağımız çok şirindi. Böyle değildi. Çok daha genişti.

Zamanla toprak kayması gibi şeyler olmuş.

Bu sokakta eski Rumlardan kalma asırlık akasya ağaçları vardı.

Bir tane de kim bilir kaç yüz yıllık bir çınar vardı.

Ağaçlar gereksiz yere sokağın asfalt yol yapılması için katledilmişti.

Oysa sokağımız çıkmaz sokaktı!

Annelerimiz babalarımız akıl edip de bunu dile getirmemiş, ağaçları korumamışlardı.

Bir kenarda kalan asırlık çınar ise bir Bitlisli vatandaşın bedava odun hinliğinden budama bahanesi ile katledilmiş.

O zaman biz oradan taşınalı birkaç yıl olmuştu.

Budama işini ve sonra ağacın bir daha yeşermemesini eski komşulardan duydum.

Asırlık çınar budanmaz. Budarsanız ölür. Tıpkı bizim kültürümüz gibi. Artık yok.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (4) :: Yorum Yazabilirsiniz :: Bağlantı
<-Yeni Sayfalar | Eski Sayfalar->


Bu Yazıya Yapılan Katkılar ve Yorumlar:


2007-08-10 09:43:26 - 2007-08-10 09:43:26 - ağaçlar
Yazan: a.r.
ne güzel ya insanoğlu kendi kendine dünyayı yıkıyor.sonra da uzayda gezegen arıyor.oh maşallah.elindekinin kıymetini bilme sonra gezegen ara.olacak iş mi.

çocukluğum bahçemizdeki kayısı, badem, dut ağaçlarının arasında geçti.hele o kayısı ağacı en sevdiğimdi. ağacın tepesinde oturma bana mutluluk verirdi.düşmeyeceğimi bilsem hep uyumak istemişimdir üzerinde. badem ağacı önce çağlası olur yeşil yeşil yenir sonra sertleşir kabuğunu kırar beyaz beyaz taze badem yersiniz daha sonra taş gibi sertleşir ve bildiğimiz badem olur.çiçekleri ayrı bir güzeldir.dut ağacı yaz gelince görün siz o bal küplerini.ne bereketli ağaçtır dut.ağaca çıkarsınız aşağıda iki kişi sofraltı tutar ve ağacı silkelersiniz.ağaca çıkamayan büyüklerimizde oturur yerir.ne güzeldi o günler.ayrıca dut pekmezi kaynatırlar.ağacın altında serili yaygıdan toplanır hergün konulur kazanlara kaynatılır saatlerce içerisine kil katılır üzerine gelen telve alınır.ilk hazır olan pekmezden dağıtılır konu komşuya birer tas.hadi afiyet ola sabah sabah ağaç deyince eski oturduğumuz yer aklıma geldi.bu abartman hayatı bitiriyor her şeyi.hoşçakalın .

*****
cevap:
bizim bahçede de dut ağacı vardı.
ama pekmez filan yapılmazdı. o kadar çok dut olmazdı zaten. sadece bir ağaç..
o diğer meseleye gelince sadece bir kişiye yönelik değildi. her bir kişiye ayrıca şaşırmıştım. hiç yayınlanmayan silinen yorumlar var. konunun muhatapları asıl kızılanlar başka kişilerdi, aslında bir kişiydi. o kızan ve kızılan kişiler ise her şeye rağmen arkadaşlar. sayfalarını takip edip bunu görebiliyorum. bu da diğer kişilere şaşırmamda ayrıca bir etken olmuştur. böyle şeyler olabilir. insanlar konuşa konuşa anlaşır. ben yazı ile ifadede hala iyi bir yere gelemedim. benim yüz yüze konuşmalarımda her şeyin bir ölçüsü olup onları yazı diline döksem cinayete bile sebep olacak kızgınlıklara sebep olabilir. ama konuşurken niyetler filan daha iyi anlaşılıyor. tartışma dostça geçiyor. ne yazık ki yazı dilinde sadece ben değil herkes aynı ifade hataları içinde. onun için yazılanları okuyunca hemen tepki göstermeyip daha sonra tekrar düşünmek sonra karşılık vermek daha iyi olur. bunu ben söylüyorum ama ben de henüz bunu yapamıyorum:))

Düzenleyen kiremit gün: Friday, August 10, 2007 saat: 16:38
Bağlantı

2007-08-09 21:31:37 - 2007-08-09 21:31:37 - Ağaç dikmenin önemi hakkında bir hadis:
Yazan: ayza
Hz. Muhammed "Güneşinbatıdan doğduğunu görseniz dahi bir fidan dikin." demiş.
Benim hanüz bir fidanım yok.Ama eksem de buralarda tutunamaz gider harhalde.Elimizdekine sahip çıkmuyoruz ki yenisini dikelim....

Düzenleyen kiremit gün: Sunday, September 2, 2007 saat: 21:56
Bağlantı

2007-08-09 20:44:13 - 2007-08-09 20:44:13 - Ağaç Dikmenin Sevabı
Yazan: fuadyusufoglu
Sevgili canım Yeğenim... Evet........ Ağaç ... Fidan dikmek Çok çok sevab bir iştir...Bir kısa var Anlatayım...
bİR GÜN Süleymen (a.s.) Bisat'ın (binek gibi bir şey havada uçan) üzerinde üçarken bir Ağacın üzerinde bulunan kuşların Allah(c.c.) zikr ettiklerini görmüş ve o zikrin sevabını da Bu ağacı diken 'e hibe ediyorlar...Tabiki Süleyman (a.s.) kuşların dilinden anladığı için bu ağacı kim dikmiş diye ahalıden sormuş ve bulmuş ADAM "bu filan yerde diktiğin ağacı bana sat " Adam şaşırmış ağacı da hatırlamıyordu zamanla anladı ve evet ben diktim demiş
Süleyman (a.s.) bu ağacı bana kaça satarsın "demiş adam da mesele şimdiki parayla mesele 100 milyon Süleyman (a.s.) "al sana 5 milyar demiş adam parayı almış sevinmiş Süleyman (a.s.) de s evinmiş bakmış ki kuşlar Allah(c.c.) zikir ediyorlar ve sevabını da Süleyman (a.s.) a hibe edişyorlar ...
Gel zaman Süleyman (a.s.) tekrar o şehre vaRMIŞ Kİ Ne görsün Kuşlar gene O ağacı diken adama sevabı hibe ediyorlar Süleyman (a.s.( kuşların dilinden anladığı için onlara sormuş?
"Ben bu ağacı bu kadar parayla filan şahıstan satın aldım.sevabı bana hibe etmeniz lazım demiş...Kuşlar:
"Evet sen bu ağacı satın parayla aldın sen dikmedin senin paran kadar sana dua ettik gene eski sahıbına döndü bütün sevaplar...
evet canımkardeşim işte fidan dikmenin sevabı nu kadar büyüktür..
Çok oldu kusura bakma MİRAC GECEN HAYIRLI OLSUN BU FAKIR KARDEŞİNE DUA ET...ANNENİN ELLERİNDEN ÖPERİM...
Sevgiyle kalın..Duayla kalın..

Düzenleyen kiremit gün: Sunday, September 2, 2007 saat: 21:35
Bağlantı

2007-08-09 15:02:54 - 2007-08-09 15:02:54 - Toprak damlı evler
Yazan: thares
Ali Bey ne kadar haklısınız >asırlık çınarlar budanmaz budarsanız ölür bizim kültürümüz gibi < sözünüzle gene ta cigerlerimden okladınız Benim yaşadığım yerde Toprak damlı evler vardı dünyanın ağacı katledilmiş yapılmış toprak damlı evler bizim yoktu olsada belki bende koruyamazdım ama. Toprak damlı evler klimalı gibidir yazın serin kışın sıcak olurlar gece yatarken pencere açmak zorunda değilsinizdir. Kışın sıcacık olur eğer küçük çocuğunuz yoksa hiç soba yakmadan kışı geçirebilirsiniz (yada az bir yakacakla) Modernlik adına canım ağaçların katledilmesiyle yapılmış toprak damlı evlerden yaraya merhem olanlacak kadar bile kalmadı.
Makine Mühendisi Belediye başkanımız var koruma altına alabileceğimiz bir toprak damlı evin sahibiydi aynı zamanda o zamanlar benim Okul Koruma Derneğimin Başkanı ve samimi arkadaşımdı Kıymayalım restore edelim dedim sadece güldü ve yıktı.
Benide Yıktı Şimdi Klimalı Evde İkamet Ediyor
Sağlıkla Kalın

****
bir zamanlar iki haftalığına annemin babamın doğdukları köye gitmiştim. erzincana bağlı, sıvas sınırına divriğiye yakın. orada da toprak damlı evler vardı. üstlerinde ot biten damlar çok ilginçti. nasıl oluyor da eve su sızmıyor diye şaşırmıştım.
dayımım eşi almanyada amansız hastalıklara yakalanmıştı. o köyde sihhat buldu. almanyadan emekli olup köye yerleştiler. dayım babadan dededen kalma toprak damlı kerpiç duvarlı evi daha bir oturulabilir hale getirdi. yengem alman doktorların şaşkınlıklarıyla orada sıhhatini buldu. 10 sene kadar rahat yaşayabildi. geçen ay öldü. o köye gömdüler. kendisi aslen tarsusluydu. benim hem annemin hem babamın büyüklerinin evleri hala duruyor ama biz gidemiyoruz. istanbula hapis gibiyiz.
neyse, evler diyordum. o zaman amcam hala köydeydi. baba evinin ocağını o tüttürüyordu. o evde kalmıştım. iç kısmında, tavan bir duvardan diğer duvara uzatılmış kalın ağaç gövdelerinin desteğiyle duruyor. en az yüz yıllık vardır tahmin ediyorum. duvarlarda gömme dolap gibi şeyler yapılmış. oymalı işlemeli tahta raflar çok güzeldi. evin her bir odasına oda değil "ev" diyorlardı. her odada şömineye benzer ocaklar vardı. dışarda ayrıca küçük bir oda vardı. tandır odası.
tuvalet de dışardaydı. yatak odasından geçilen ayrıca küçük bir banyo vardı.
ev iki katlıydı. alt kat depo gibi saman erzak kısmı ve hayvanların kalacakları yerlerden oluşuyor üst kat ise insanların yaşamaları içindi. en az iki aile rahat yaşayabilecek derecede büyük bir evdi.

Düzenleyen kiremit gün: Sunday, September 2, 2007 saat: 21:56
Bağlantı


Kategoriler

ziyaretçi



En Üste Dön


Locations of visitors to this page
tracker