|
|||||||
Bu Yazıya Yapılan Katkılar ve Yorumlar: 2007-02-17 01:38:19 - 2007-02-17 01:38:19 - s.a. Yazan: kitabooku değerli arkadaşım.. bugün belki sizin de haberinizin ollduğu bir gelişme oldu. Yazdığım yorumlar ve maillere nihayet bir cevap geldi.rahatsız oldugunuz reklamları bildirin onları filtreleyelim diyorlar. eee zaten ben de en doğrusunun bu olduğunu söylüyordum.. keşke bu kadar gecikmeden anlasaydılar. ya da filtreleme olayını sizin yazınızdan sonra öğrendiler.. çabalarınız için teşekkürü borç biliyorum. ben bunlardan rahatsızlığı fazla duymasam da arkadaşlarımızın hassasiyetine ortak oldum. kendilerinin de bannerlarında ALLAH ve MUHAMMED a.s. gibi dini simgeleri kullanmalarının yanlış olduğunu düşünüyorum.. Aslında niyetlerinin sevgilerini göstermek olduğu kesin. Bağlantı 2007-02-16 23:48:43 - 2007-02-16 23:48:43 - abime bakmıştım:) Yazan: enci öhhö öhhö..pardon abimin bloğuyla karıştırdım sanki:) Bağlantı 2007-02-16 23:08:54 - 2007-02-16 23:08:54 - düş Yazan: ipeksol ... malesef seçicilik eğitim ve gelir bakımından endeksli.. dul fakat geçim sıkıntısı çeken bir bayanın baba evine dönmesinden başka diğer bir seçeneği de mantık evliliği yapmak ..öyle veya böyle erkekler bu konuda daha şanslı..(ne kadarı şans sa) .. gönlünce Bağlantı 2007-02-16 19:25:31 - 2007-02-16 19:25:31 - kadın... Yazan: enci kadınlarda seçicilik... aslında yalnızca kadın da değil bu seçicilik erkekte de olmalı..elbetteki seçicilik konusunu hayatını ikinci kez biriyle kurma anlamında demiyorum...ilki için de aynı şey geçerli...evet kadınlar evlenirler..zor severler...oysa erkekler için hani şu ilk görüşte aşk olayları o kadar yaygındır ki..yok mudur ilk görüşte aşk?sanırım var..peki aşk evlilik midir?işte hani burada birazcık düşünmek gerekiyo..aşk resmen bir baş dönmesidir..muhteşem bişeydir...tanımlanmayla bitmez...gereklidir belki de...hani tuz gibi...ama nedense kadınlar evlenecekleri erkekleri aşklarından seçmezler..çünkü kadınlar güven isterler..saygı isterler..inanç isterler..ve herşeyden önemli olmak değer görmek isterler...oysa aşk acıtır..kanatır..yaralar.. uffff yok olmuyo öyle sınırlı kelimelerle ifade edemiyorum...dağıldım ve koptum resmen... ama hani şu yeniden evlenme konusuna gelince..evet kadın cidden çok seçicidir..çünkü ilkinde yıkılan yokolan değerleri tamir zordur...herşeyden önce bi güven kaybı sözkonusudur..oysa erkekler çok kısa bi süre içinde kendilerine yeni bir hayat kurarlar..kadın çoğu zaman fedakarlıkla bazen de yüreğindeki kırılganlıkla o kapıdan bir daha girmek istemeyecektir...çoğunlukla da toplum sağlıklı kararlar vermesini engelleyecektir..çünkü toplumun dul kadına bakış açısı şefkat ve merhamet dışında potansiyel sorun olarak bakmasıdır...bu bakış erkekler de her zaman suistimal etmeye hazır bir tavır, kadınlarda ise anlamsız kıskançlıklar ve bir rakip görme gibi kendini gösterir...iş hayatında ise sürekli bir ava bakar gibi bakan iğrenç bir kesim vardır ki kariyeri olan kadın bu durumdan daha az etkilenir... yani aslında anlatmayla kısacık yorum satırlarına sığacak bir konu değildir...çünkü kadın için zor bir süreç başlamıştır...kendi olarak ayakta durmak..ve hiç bir omza başını koymamak..ve yine de kadının sol tarafında bir yerde hep bir aç(ık)lık olacaktır.... Bağlantı 2007-02-16 18:45:22 - 2007-02-16 18:45:22 - Selammmm... Yazan: MelekZeyno Kadınların " sevgiye, saygıya, ilgiye, şefkate, bilhassa güvene karşı " duygularını bu kadar yakından bilen ve evlenmeyen... Sevgili Kiremit, şansızlık sizde değil, sizi keşfedemeyenlerde sanırım..:) Sevgiler... Mutluluk dileklerimle.. Bağlantı 2007-02-16 18:09:51 - 2007-02-16 18:09:51 - kadın... Yazan: HaYLaZYaGMuR Seçilik helede ekmekse seçilen inanın fizana giderim pişkin ve kaliteli ekmek almak için:-) ama diğer konularda sizinde dediğiniz gibi ne yazıkki seçme hakkı verilmemiş olanlardan bazı bloglarda okuduklarımdan ise sadece kendilerini haklı çıkarmak için yazdığınız gibi sorumsuzca yaşayabilmek için tüm hatanın kadına yüklendiğini gördüm gerçekleri en sade dille yazıya dökmüşsünüz teşekkürler tüm hemcinslerim adına..... Bağlantı 2007-02-16 13:39:13 - 2007-02-16 13:39:13 - seçicilik Yazan: tan Bir kızılderili atasözüyle başlamak isterim '' Bir gençkız düşünmek istediği gibi düşünür .' Pazardan birşey alacaksan gider alırsın nedir bu seçicilik . Aynı titizliği koca seçerken niye göstermiyorlar . Birçok arkadaş haklı olarak toplumsal yapımızın getirdiği bazı zorunluluklardan bahsetmiş . zaten yazıyıda eleştirmak değil amacım . Burada kadının psikolojisini iyi anlamak gerekir diyorum. Ancak o zaman doğru sonuçlara ulaşabiliriz diye düşünüyorum .Çoğu yörede kadına eş seçme hakkının verilmemesi , eş seçme hakkı verilenlerin yüzde yüz doğru eşi seçememelerini açıklayamıyor . Nice yüksekeğitim görmüş olup da eşine dayak atan erkekler var. Biryerlerde bi sorun var . bu nedir ? **** cevap: sorduğunuz soru ayrı bir konu aslında. önemli olan (zaten yazdığınız yorumdan da çıkarılacağı gibi) çok küçük yaşlardan başlanacak olan ciddi ve bilinçlendirici bir eğitimin gerçekleştirilmesi bence. biz bugün bu konulara değiniyoruz böylelikle bir sonuç alamayız ama en azından bu konuların gündemde tutulup insanların düşünmesini sağlamak, sorunları unutmamak, yanlışlıklara en azından saygı duyulmasının önüne geçmeye çalışmak gayretinde olmaya çalışıyoruz. önemli olan bir şey de şudur: kişiye hakları verilmelidir. hakkını nasıl kullanırsa kullanır. mesela işçiye maaşını vermek gibi. o artık parasını nasıl harcarsa harcar. sonrasını düşünüp hakkını yanlış kullanacak gibi yargılara kapılıp hak yiyenlere meydan vermek yanlış olur. kötülükleri önleyemesek bile en azından sözlerle mücadele etmemiz gerekir. Düzenleyen kiremit gün: 16/2/2007 saat: 14:12 Bağlantı 2007-02-16 12:40:44 - 2007-02-16 12:40:44 - iyi günler... Yazan: adankana teşekkür ederim yorumunuz için, ilk defa benim yorumuma cevap verebilme nezaketi dışında uğradığınızı görüyorum:) bu yazınızda gerçekten yerinde tesbitler var. yazının en başında hemen takıldım zaten. ben o bir limon için bile uzun süre harcayanlardanım. seçicilik iyi bir özellik ama tabi abartılmadığı sürece. evlilikte de bu böyledir, daha gençken önemli olan duygulardır...kafa yapınızın biraz uyması ve beraber hoş vakit geçirmeniz yeterlidir. dış görünümün cazibesi zaten başta aranan özelliklerdendir. zamanla bu aranan nitelikler değişir. yaşam tarzı ön planda gelmeye başlar.. sosyal ilişkileri, hayata, insanlara bakışı... e tabi çok zengin olmasa da bir evi arabası olsun canım denmeye başlanır. bu tabi şehrin yeni yüzünde yaşayanlar için geçerlidir. eski yüzünde yaşayanlar ,ya da kırsal kesim için herşey farklıdır. klasik tabirle kadının duyguları yoktur oralarda. sadece hayatı idame ettirme adına vardır.evi temiz tutsun, yemek yapsın ,çocuklara iyi baksın, çamaşır-bulaşık yıkasın vs. vakit bulursa da komşuya gezmeye gidebilir tabi ki canımm. aslında gözden kaçırılan çalışan kadının bunları yapıp yapmadığı mıdır?çalışan kadının tek farkı bulunduğu sosyal ortamlar nedeniyle biraz daha deşarj olabilmesi, kendini ifade edebilmesi, hayata karşı bir duruşunun olabilmesidir. aslında çoğu zaman acınacak durumdadır çalışan kadınlar.maddi durumu yerinde olup hizmetliyle işini halledenlere değil lafımız tabi ki. büyük bir vakitsizlik yaşar çalışan kadınlar, zamanla zevklerinden, hobilerinden, gezmelerinden kısaca kendilerinden vazgeçerler... iyi günler... Bağlantı 2007-02-16 11:46:55 - 2007-02-16 11:46:55 - Selamlar Yazan: KALDERAVOLKAN Yazınıza tüm kalbimle katılıyorum, seçicilikleri hayatlarının tümünü kapsayan biz kadınların seçme hakları en temel konuda ellerinden alınıyor ne yazık. Eş dediğimiz insanın diğer yarısıdır, kendi seçmediğiniz istemediğiniz diğer yarınıza ne kadar ısınabilir ne kadar sahip çıkabilirsiniz ki. İşte boşanma oranları ortada. Bunlar resmiyete dökülenler ya kalbinde boşananlar, ya beyninde evliliğini bitirmişleri... Onların oranı yüzde kaç acaba? Bağlantı 2007-02-16 10:52:34 - 2007-02-16 10:52:34 - neden? Yazan: degirmenlerekarsi yazı çok yerinden tutup değerlendirilebilir ama ben son kısımlarına göz kırpacam; dul bir kadının kolay kolay evlenmemesinin nedeni sadece seçici olmaları değildir; *kadının hayatını tek başına sürdürebileme gücüne sahip olması ve yalnızlık da dahil pek çok zorluğa, erkekten daha dayanıklı olması, *kadınların (kocası ölmüşse ve çocukları varsa) çocuklarına duyduğu aşırı sevgiden ve fedakarlıktan dolayı onlara bir baba getirmek istemememeleri... *Evlilikteki kötü yaşanmışlıklarından dolayı kindar olmaları ve "lanet olsun erkeklere" cinsinden hareket edip dulluğu seçmeleri, aynı şeyleri tekrar yaşamaktan korkmaları *hep ezildiklerinden ve küçümsendiklerinden, hayata karşı güçlü olabileceklerini hem kendilerine hem de çevreye ispatlamak istememeleri, *ve özellikle çocuklu dulların, toplumun "kınama" yollu baskısı altında kalmamak için evlenmemeleri (bak bak, çocuklarının üstüne baba getirdi) Bağlantı 2007-02-16 10:03:02 - 2007-02-16 10:03:02 - akdenizruzgari Yazan: isimsiz hım doğru tesbitler.ve dün ev arkadaşlarımdan birinin yaşayacağı bir durumla çok uyuyor.ben şaşırdım duyunca.arkadaş yüksek lisansını bitirmek üzere ve memleketinde akrabasına vermişler kızı.karşı taraf akrabası ve şöyle demişler biz oğlumuza kızınızı isteyecezde siz vermeyeceksiniz...:( bu tür şeyleri olmuyor sananlar lütfen bir güney doğuya insin.Allah yardımcısı olsun ne diim... Bağlantı 2007-02-16 08:21:12 - 2007-02-16 08:21:12 - Selam.... Yazan: fuadyusufoglu Sevgili canım Yeğenim...Evet gene çok anlamlı bir konu ...Çok faydalı bilgiler var aMA BLKİ SİZDE OLMADIĞI İÇİN Bir dert daha var değinmemişsin...Bizde malesef bu dert var...Evet senin söylediklerin çok doğru Ancak insan ne kadar zülüm yapığını bu yazı karşısında neler yaptığının farkına varabilir..Ama senin değinmediğin nokta ;zaten ben de illerde bundan bahsedecektim..malum ya bu olaylar olunca bizde şevkimizi kayıb ettik..Neyse Bakalım haYIRLİSİ...eVET SENİN DEĞİNMEDİĞİN AMA AİLE İÇERİSİNDE OLAN BİR ZÜLÜM DAHA VAR (tabiki bizim bu yöreler için söyliyorum ama sen de az çok buraları biliyorsun..Evet KADINLARA VERASETTEN PAY VERMEMELERİ . İşte bu en büyük ZÜLÜMDUR...OYSA Kİ ALLAH(C.C.) BU HAKKI VERMİŞ...Ama ne yazık ki bizim yörede yaşan insanlar kendilerini çok dindar zaneder ama Allah(c.c.) verdiği hakkı vermez bu ne biçim din anlayışıdır...Ben inan ki çözemedim ..Halbukki onaları zorla evlendirdikleri yetmiyormuş gibi onları verasetten mahrum bırakmaları çok çok büyük bir vebaldır..Ama gel de anlat .... Bu konuyu sayfana taşıdığın için Sana teşekkür ederim...Hakıkatten aydınlatıcı bilgiler olmuş... Bağlantı |
Kategoriler |
||||||