resim fotograf blog
...

feminist yazı

Tarih: Cuma, Şubat 16, 2007 Saat: 03:30 Kategori: Kadin
<-Yeni Sayfa Eski Sayfa->

Kadınlar ve seçicilik

Marketlerde alışveriş yaparken hep dikkatimi çekmiştir: Kadınlar bir veya iki ekmek almak için 15-20 ekmeği tek tek incelerler. Limon alırken de öyleler, maydanoz alırken de.. Bir limon için beş dakikasını harcayan kadınlar var.

Seçicilik bazı canlılarda dişilerin kuvvetli bir özelliğidir. İnsanlarda belki daha geniş kapsamlıdır bu özellik. O halde, en başta eş seçiminde kadınların doğalarına saygı duyulmalıdır. Ama yurdumuzda kadınların bu özelliğinin tam tersine onlara zalimce bir baskı hüküm sürmüştür. Şimde de çoğunluk tarafından aynı baskı devam ettirilmektedir.

 

Ülkemizde çoğu yörelerimizde evliliklerde eş seçme hakkı kadına değil erkeğe tanınır. Genel olarak erkek beğenir, kızın babası da onaylarsa evlendirilirler. Kızın ne söz hakkı vardır ne de hayat arkadaşını seçme hakkı. Bazı durumlarda ise aile büyükleri kız olsun erkek olsun gençlerin fikrini almaksızın onların hayatları hakkında karar verip onlara mecburi evlilikler yaptırırlar.

 

Geleneksel kültürümüzde erkekler için evlilikte huzur bulmak daha kolay. İşten eve gelecek, güler yüz ve sıcak çorba görecek, varsa çocuklarıyla oynayacak, sonra yatıp uyuyacak. Hayat bundan ibaret. Onun vazifesi ailesinin geçimini sağlamak. Kadın haline şükretmeli, haddini bilmelidir. Erkek, tatil günlerinde sohbetlerini kahvehanelerde kendi arkadaşlarıyla yapacak, güleryüzünü ve sempatikliğini onlara gösterecek, arada bir onlarla futbol oynayacak veya maça gidecek, karısının da diğer kadınlarla boş vakitlerini değerlendirmesini isteyecektir.

Bir de zorla evlendirilmişlerse, kadın bundan da güç alarak eşine hayatı zindan eder ve boşanırlar. Sonuçta kadın bir cadı, bir şirret, kötü huylu bir canavar olarak lanse edilir.

Boşanmanın peşinden erkek hiç vakit kaybetmeden yeni bir eş aramaya koyulur.

Kadın ise çok uzun bir süre ilk evliliğin şokunu üzerinden atamaz. Belki ölene kadar hiç evlenmeyecek, çocukları varsa hayatını çocuklarına adayacaktır.

 

Toplumumuzda boşanmayla veya eşinin ölmesiyle genç yaşta dul kalan kadınlar çoğunlukla evlenmiyor. Severek evlilik yapmış ve daha sonra bir şekilde dul kalmış kadınlarda bile görülen bir şeydir bu. Dul bir kadının tekrar evlenmesi çok az görülür. Dul bir erkeğin bir daha evlenmemesi ise nadirdir. Bütün bunlar kadınların sevgiye, saygıya, ilgiye, şefkate, bilhassa güvene karşı gösterdikleri titizliğin, seçiciliğin delilleridir. Aynı titizlik ve seçicilik erkeklerde pek görülmeyen bir şeydir.

 

Kadınlar ve seçicilik adlı bu metin blogcu Kiremit tarafından yazılmış kişisel bir blog yazısıdır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (12) :: Yorum Yazabilirsiniz :: Bağlantı
<-Yeni Sayfalar | Eski Sayfalar->


Bu Yazıya Yapılan Katkılar ve Yorumlar:


2007-02-17 01:38:19 - 2007-02-17 01:38:19 - s.a.
Yazan: kitabooku
değerli arkadaşım..
bugün belki sizin de haberinizin ollduğu bir gelişme oldu. Yazdığım yorumlar ve maillere nihayet bir cevap geldi.rahatsız oldugunuz reklamları bildirin onları filtreleyelim diyorlar. eee zaten ben de en doğrusunun bu olduğunu söylüyordum.. keşke bu kadar gecikmeden anlasaydılar. ya da filtreleme olayını sizin yazınızdan sonra öğrendiler.. çabalarınız için teşekkürü borç biliyorum. ben bunlardan rahatsızlığı fazla duymasam da arkadaşlarımızın hassasiyetine ortak oldum. kendilerinin de bannerlarında ALLAH ve MUHAMMED a.s. gibi dini simgeleri kullanmalarının yanlış olduğunu düşünüyorum.. Aslında niyetlerinin sevgilerini göstermek olduğu kesin.
Bağlantı

2007-02-16 23:48:43 - 2007-02-16 23:48:43 - abime bakmıştım:)
Yazan: enci
öhhö öhhö..pardon abimin bloğuyla karıştırdım sanki:)
Bağlantı

2007-02-16 23:08:54 - 2007-02-16 23:08:54 - düş
Yazan: ipeksol
...

malesef seçicilik eğitim ve gelir bakımından endeksli..

dul fakat geçim sıkıntısı çeken bir bayanın baba evine dönmesinden başka diğer bir seçeneği de mantık evliliği yapmak ..öyle veya böyle erkekler bu konuda daha şanslı..(ne kadarı şans sa)

..


gönlünce
Bağlantı

2007-02-16 19:25:31 - 2007-02-16 19:25:31 - kadın...
Yazan: enci
kadınlarda seçicilik...

aslında yalnızca kadın da değil bu seçicilik erkekte de olmalı..elbetteki seçicilik konusunu hayatını ikinci kez biriyle kurma anlamında demiyorum...ilki için de aynı şey geçerli...evet kadınlar evlenirler..zor severler...oysa erkekler için hani şu ilk görüşte aşk olayları o kadar yaygındır ki..yok mudur ilk görüşte aşk?sanırım var..peki aşk evlilik midir?işte hani burada birazcık düşünmek gerekiyo..aşk resmen bir baş dönmesidir..muhteşem bişeydir...tanımlanmayla bitmez...gereklidir belki de...hani tuz gibi...ama nedense kadınlar evlenecekleri erkekleri aşklarından seçmezler..çünkü kadınlar güven isterler..saygı isterler..inanç isterler..ve herşeyden önemli olmak değer görmek isterler...oysa aşk acıtır..kanatır..yaralar..

uffff yok olmuyo öyle sınırlı kelimelerle ifade edemiyorum...dağıldım ve koptum resmen...

ama hani şu yeniden evlenme konusuna gelince..evet kadın cidden çok seçicidir..çünkü ilkinde yıkılan yokolan değerleri tamir zordur...herşeyden önce bi güven kaybı sözkonusudur..oysa erkekler çok kısa bi süre içinde kendilerine yeni bir hayat kurarlar..kadın çoğu zaman fedakarlıkla bazen de yüreğindeki kırılganlıkla o kapıdan bir daha girmek istemeyecektir...çoğunlukla da toplum sağlıklı kararlar vermesini engelleyecektir..çünkü toplumun dul kadına bakış açısı şefkat ve merhamet dışında potansiyel sorun olarak bakmasıdır...bu bakış erkekler de her zaman suistimal etmeye hazır bir tavır, kadınlarda ise anlamsız kıskançlıklar ve bir rakip görme gibi kendini gösterir...iş hayatında ise sürekli bir ava bakar gibi bakan iğrenç bir kesim vardır ki kariyeri olan kadın bu durumdan daha az etkilenir...

yani aslında anlatmayla kısacık yorum satırlarına sığacak bir konu değildir...çünkü kadın için zor bir süreç başlamıştır...kendi olarak ayakta durmak..ve hiç bir omza başını koymamak..ve yine de kadının sol tarafında bir yerde hep bir aç(ık)lık olacaktır....

Bağlantı

2007-02-16 18:45:22 - 2007-02-16 18:45:22 - Selammmm...
Yazan: MelekZeyno
Kadınların " sevgiye, saygıya, ilgiye, şefkate, bilhassa güvene karşı " duygularını bu kadar yakından bilen ve evlenmeyen...
Sevgili Kiremit, şansızlık sizde değil, sizi keşfedemeyenlerde sanırım..:)

Sevgiler...
Mutluluk dileklerimle..
Bağlantı

2007-02-16 18:09:51 - 2007-02-16 18:09:51 - kadın...
Yazan: HaYLaZYaGMuR
Seçilik helede ekmekse seçilen inanın fizana giderim pişkin ve kaliteli ekmek almak için:-)
ama diğer konularda sizinde dediğiniz gibi
ne yazıkki seçme hakkı verilmemiş olanlardan

bazı bloglarda okuduklarımdan ise
sadece kendilerini haklı çıkarmak için
yazdığınız gibi sorumsuzca yaşayabilmek için
tüm hatanın kadına yüklendiğini gördüm

gerçekleri en sade dille yazıya dökmüşsünüz
teşekkürler tüm hemcinslerim adına.....
Bağlantı

2007-02-16 13:39:13 - 2007-02-16 13:39:13 - seçicilik
Yazan: tan
Bir kızılderili atasözüyle başlamak isterim '' Bir gençkız düşünmek istediği gibi düşünür .' Pazardan birşey alacaksan gider alırsın nedir bu seçicilik . Aynı titizliği koca seçerken niye göstermiyorlar . Birçok arkadaş haklı olarak toplumsal yapımızın getirdiği bazı zorunluluklardan bahsetmiş . zaten yazıyıda eleştirmak değil amacım . Burada kadının psikolojisini iyi anlamak gerekir diyorum. Ancak o zaman doğru sonuçlara ulaşabiliriz diye düşünüyorum .Çoğu yörede kadına eş seçme hakkının verilmemesi , eş seçme hakkı verilenlerin yüzde yüz doğru eşi seçememelerini açıklayamıyor . Nice yüksekeğitim görmüş olup da eşine dayak atan erkekler var. Biryerlerde bi sorun var . bu nedir ?

****
cevap: sorduğunuz soru ayrı bir konu aslında.
önemli olan (zaten yazdığınız yorumdan da çıkarılacağı gibi) çok küçük yaşlardan başlanacak olan ciddi ve bilinçlendirici bir eğitimin gerçekleştirilmesi bence. biz bugün bu konulara değiniyoruz böylelikle bir sonuç alamayız ama en azından bu konuların gündemde tutulup insanların düşünmesini sağlamak, sorunları unutmamak, yanlışlıklara en azından saygı duyulmasının önüne geçmeye çalışmak gayretinde olmaya çalışıyoruz.
önemli olan bir şey de şudur: kişiye hakları verilmelidir. hakkını nasıl kullanırsa kullanır. mesela işçiye maaşını vermek gibi. o artık parasını nasıl harcarsa harcar.
sonrasını düşünüp hakkını yanlış kullanacak gibi yargılara kapılıp hak yiyenlere meydan vermek yanlış olur.
kötülükleri önleyemesek bile en azından sözlerle mücadele etmemiz gerekir.

Düzenleyen kiremit gün: 16/2/2007 saat: 14:12
Bağlantı

2007-02-16 12:40:44 - 2007-02-16 12:40:44 - iyi günler...
Yazan: adankana
teşekkür ederim yorumunuz için, ilk defa benim yorumuma cevap verebilme nezaketi dışında uğradığınızı görüyorum:)

bu yazınızda gerçekten yerinde tesbitler var.
yazının en başında hemen takıldım zaten. ben o bir limon için bile uzun süre harcayanlardanım.

seçicilik iyi bir özellik ama tabi abartılmadığı sürece. evlilikte de bu böyledir, daha gençken önemli olan duygulardır...kafa yapınızın biraz uyması ve beraber hoş vakit geçirmeniz yeterlidir. dış görünümün cazibesi zaten başta aranan özelliklerdendir.
zamanla bu aranan nitelikler değişir. yaşam tarzı ön planda gelmeye başlar.. sosyal ilişkileri, hayata, insanlara bakışı... e tabi çok zengin olmasa da bir evi arabası olsun canım denmeye başlanır.

bu tabi şehrin yeni yüzünde yaşayanlar için geçerlidir. eski yüzünde yaşayanlar ,ya da kırsal kesim için herşey farklıdır. klasik tabirle kadının duyguları yoktur oralarda. sadece hayatı idame ettirme adına vardır.evi temiz tutsun, yemek yapsın ,çocuklara iyi baksın, çamaşır-bulaşık yıkasın vs. vakit bulursa da komşuya gezmeye gidebilir tabi ki canımm.

aslında gözden kaçırılan çalışan kadının bunları yapıp yapmadığı mıdır?çalışan kadının tek farkı bulunduğu sosyal ortamlar nedeniyle biraz daha deşarj olabilmesi, kendini ifade edebilmesi, hayata karşı bir duruşunun olabilmesidir.

aslında çoğu zaman acınacak durumdadır çalışan kadınlar.maddi durumu yerinde olup hizmetliyle işini halledenlere değil lafımız tabi ki. büyük bir vakitsizlik yaşar çalışan kadınlar, zamanla zevklerinden, hobilerinden, gezmelerinden kısaca kendilerinden vazgeçerler...
iyi günler...
Bağlantı

2007-02-16 11:46:55 - 2007-02-16 11:46:55 - Selamlar
Yazan: KALDERAVOLKAN
Yazınıza tüm kalbimle katılıyorum, seçicilikleri hayatlarının tümünü kapsayan biz kadınların seçme hakları en temel konuda ellerinden alınıyor ne yazık. Eş dediğimiz insanın diğer yarısıdır, kendi seçmediğiniz istemediğiniz diğer yarınıza ne kadar ısınabilir ne kadar sahip çıkabilirsiniz ki. İşte boşanma oranları ortada. Bunlar resmiyete dökülenler ya kalbinde boşananlar, ya beyninde evliliğini bitirmişleri... Onların oranı yüzde kaç acaba?
Bağlantı

2007-02-16 10:52:34 - 2007-02-16 10:52:34 - neden?
Yazan: degirmenlerekarsi
yazı çok yerinden tutup değerlendirilebilir ama ben son kısımlarına göz kırpacam;

dul bir kadının kolay kolay evlenmemesinin nedeni sadece seçici olmaları değildir;

*kadının hayatını tek başına sürdürebileme gücüne sahip olması ve yalnızlık da dahil pek çok zorluğa, erkekten daha dayanıklı olması,
*kadınların (kocası ölmüşse ve çocukları varsa) çocuklarına duyduğu aşırı sevgiden ve fedakarlıktan dolayı onlara bir baba getirmek istemememeleri...
*Evlilikteki kötü yaşanmışlıklarından dolayı kindar olmaları ve "lanet olsun erkeklere" cinsinden hareket edip dulluğu seçmeleri, aynı şeyleri tekrar yaşamaktan korkmaları
*hep ezildiklerinden ve küçümsendiklerinden, hayata karşı güçlü olabileceklerini hem kendilerine hem de çevreye ispatlamak istememeleri,
*ve özellikle çocuklu dulların, toplumun "kınama" yollu baskısı altında kalmamak için evlenmemeleri (bak bak, çocuklarının üstüne baba getirdi)


Bağlantı

2007-02-16 10:03:02 - 2007-02-16 10:03:02 - akdenizruzgari
Yazan: isimsiz
hım doğru tesbitler.ve dün ev arkadaşlarımdan birinin yaşayacağı bir durumla çok uyuyor.ben şaşırdım duyunca.arkadaş yüksek lisansını bitirmek üzere ve memleketinde akrabasına vermişler kızı.karşı taraf akrabası ve şöyle demişler biz oğlumuza kızınızı isteyecezde siz vermeyeceksiniz...:( bu tür şeyleri olmuyor sananlar lütfen bir güney doğuya insin.Allah yardımcısı olsun ne diim...
Bağlantı

2007-02-16 08:21:12 - 2007-02-16 08:21:12 - Selam....
Yazan: fuadyusufoglu
Sevgili canım Yeğenim...Evet gene çok anlamlı bir konu ...Çok faydalı bilgiler var aMA BLKİ SİZDE OLMADIĞI İÇİN Bir dert daha var değinmemişsin...Bizde malesef bu dert var...Evet senin söylediklerin çok doğru Ancak insan ne kadar zülüm yapığını bu yazı karşısında neler yaptığının farkına varabilir..Ama senin değinmediğin nokta ;zaten ben de illerde bundan bahsedecektim..malum ya bu olaylar olunca bizde şevkimizi kayıb ettik..Neyse Bakalım haYIRLİSİ...eVET SENİN DEĞİNMEDİĞİN AMA AİLE İÇERİSİNDE OLAN BİR ZÜLÜM DAHA VAR (tabiki bizim bu yöreler için söyliyorum ama sen de az çok buraları biliyorsun..Evet KADINLARA VERASETTEN PAY VERMEMELERİ . İşte bu en büyük ZÜLÜMDUR...OYSA Kİ ALLAH(C.C.) BU HAKKI VERMİŞ...Ama ne yazık ki bizim yörede yaşan insanlar kendilerini çok dindar zaneder ama Allah(c.c.) verdiği hakkı vermez bu ne biçim din anlayışıdır...Ben inan ki çözemedim ..Halbukki onaları zorla evlendirdikleri yetmiyormuş gibi onları verasetten mahrum bırakmaları çok çok büyük bir vebaldır..Ama gel de anlat ....
Bu konuyu sayfana taşıdığın için Sana teşekkür ederim...Hakıkatten aydınlatıcı bilgiler olmuş...
Bağlantı


Kategoriler

ziyaretçi



En Üste Dön


Locations of visitors to this page
tracker