resim fotograf blog
...

güzel bir gezi

Tarih: Çarşamba, Şubat 21, 2007 Saat: 02:36 Kategori: hikaye
<-Yeni Sayfa Eski Sayfa->

Bugün, aslında yazımın yayın tarihine göre dün (20 Şubat Salı) neler yaptım: Bir iş için Eminönü'ne gittim. Giderken otobüse bindim. Aradığım arkadaşımın yıllar önce başka yere taşınmış olduğunu öğrendim.

 

Biraz çevreyi dolaştım. Oralara gitmeyeli Çiçek Pazarı değişmiş. Mısır Çarşısı duvarı boyunca dizili bütün çiçekçi kulübeleri kaldırılmış. Ama o sokakta yine çiçekçiler var. Sadece duvara dayalı kulübecikler kaldırılmış. Şimdi artık hayvan satıcıları daha çok sanki. Tavus kuşları bile vardı. İlk defa bembeyaz tavus kuşları gördüm. Çeşitli tavuk cinsleri, güvercin, fare, tavşan, bıldırcın, keklik, sülün, ördek, kedi, dükkanların içlerinde kanaryalar, muhabbet kuşları, akvaryumlar, balıklar, daha neler neler.. Neden benim hâlâ fotoğraf makinem yok? Mısır çarşısında ise baharat kokuları ve kapılardan birinin ağzındaki dönerciden etrafa yayılan kokular birbirine karışıyordu. Mısır Çarşısının diğer yanındaki sokak yine eskisi gibiydi. Peynir çeşitleri, her türlü salça, sucuk, pastırma, zeytin vesaire..

 

Tahtakale'yi de dolaştım. Telekomünikasyon merkezinin yanındaki sokak son derece soğuk ve sevimsizdi. Ben lisedeyken arkadaşlarla bu sokağa gidip ucuz walkman arardık. Şimdi kim ne satıyor çok dikkat etmenim ama yol kenarlarında cep telefonu ve aksesuarları filan satan işportacılar gözüme çarptı. Yürürken her beş metrede bir adamlar gelip kulağıma "sidi sidi" diye fısıldıyorlardı. Belki altı yedi kez tekrarlandı bu anlamsız davranışlar. Korsan CD satışlarını önlemek için ciddi önlemler alındığı için mi bu adamlar kulaklara fısıldayarak satış reklâmı yapıyorlar acaba? Ayrıca bir iki iş hanını dolaştım. Bunlardan biri de Vakıf Han idi. Saatçiler ve hacı malzemeleri dükkânları vardı. Bu civar aslında Türkiye saatçilik merkezidir.

 

Tahtakale'nin diğer yerleri çok hoştu ama. Sofralar için zarif ekmek sepetlerinden hiç aklınıza gelmeyecek ufak tefek ev içi dekoratif eşyalarına kadar çok güzel şeyler bulabilirsiniz. Her sokak bir âlem. Sobacıların bile sokağı var. Her türlü saç soba, döküm sobalar, mangallar, ızgaralar, soba boruları, maşalar, Anadolu usulü katmer, bazlama gibi şeyler kızartmak için saç levhalar var. Tahtakale’nin ara sokaklarında işe yarar veya işe yaramaz o kadar değişik değişik şeyler satılıyor ki insan şaşırıyor. Acaba ben başka bir ülkede miyim? Burası Singapur mu? Kolombiya mı? Diye düşünebilirsiniz.

 

Bu çevrede bir de Mahmutpaşa var. Üstleri tente kaplı sevimli ara sokaklarıyla bambaşka bir âlemdir. Oralara uğramadım. Bu çevre çok eski zamanlarda olduğu gibi şimdi de İstanbul’un en hareketli en cıvıl cıvıl ticaret merkezidir. Artık özellikle zenginler Akmerkez gibi lüks yerlere gidip Mahmutpaşa civarında 1 liraya satılan don için 30 lira öderler, hangi akla hizmet ediyorlarsa. Neyse, bu onların tercihi. Parası olan çarçur etmeyi seviyor işte. Fransız malı cici, Türk malı kaka onlar için.

 

Sonra Unkapanı'ndaki eski patronumun yolunu tuttum. Arka sokaklardan İMÇ bloklarına İlk girdiğim yerde bir anda kendimi Türkiye’nin müzik piyasasıyla karşı karşıya buldum. Müzik şirketlerinden kaset - CD ve müzik enstrümanları satış yerlerine kadar çok çeşitli iş yerleri var. Sonra eski patronumun şirketine girdim. Bunlar dekorasyon vesaire işleri yapıyorlar. Patron o an şirkette değildi. "Biraz sonra gelir, çevreyi dolaşmaya çıktı" dediler. Fazla bekleyemedim.

 

Unkapanı köprüsünden karşıya geçerken yine her zamanki gibi balık tutan kişilere rastladım. Her yerde herkes bir şeylerin peşinde. Sonra Şişhane - Tepebaşı derken oralarda oturan İngiliz arkadaşlarımı hatırladım. Telefon ettim. Galata Kulesinin dibindeyiz gelebilir misin dediler. Gittim. Kulenin dibinde muhtarlık binasının yanında güzel bir yer var. Dışarı masalar koymuşlar. Hannah ve Daisy orada ıhlamur içiyorlardı. Çay içersin di mi dediler. No, thank you” dedim. Hannah bilir meteliksiz olduğumu. “Hadiii, ben ısmarlıyorum” dedi. Biraz çene çaldık. Abimin hastane maceralarından bahsettik. Türkçe olarak “geçmiş olsun” demeyi bile öğrenmişler. Aslında ben öğretmiştim vaktiyle. Tiroid’in İngilizcesini öğrendim ben de onlardan. Fazla değişik değil.

 

Sonra Daisy gitti. Hannah avize bakacakmış. Şişhanedeki avizecileri dolaştık. Her sokakta yüzlerce, binlerce avizeci dükkânları! Her çeşit avizeler, lambalar.. Büyük hayrette kaldım. İnsanımızın olağanüstü geniş hayal gücü varmış doğrusu. Ne modeller tasarlamışlar aklınız durur! Yani avizecilik deyip geçmeyin. Şişhane’de dev bir avizecilik sektörü oluşmuş. Muazzam bir sektör. Zengin modeller ise gerçekten çok çok şaşırtıcı. Ama fiyatlar çok yüksek. Sonra Hananın ısmarladığı lahmacun ile karnımızı doyurduk. Galatasaray meydanında vedalaştık, ben evin yolunu tuttum, o da kendi evinin..

 

Böylece, Eminönü’ne giderken harcadığım bir otobüs bileti parasının dışında hiç para harcamadan çok güzel gezintilerle keyifli anlarla dolu bir gün geçirdim. İnşallah benim de bol para harcayabileceğim günler gelir. Âmin.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (11) :: Yorum Yazabilirsiniz :: Bağlantı
<-Yeni Sayfalar | Eski Sayfalar->


Bu Yazıya Yapılan Katkılar ve Yorumlar:


2007-02-25 22:56:29 - 2007-02-25 22:56:29 - gezi güzel yazı güzel
Yazan: ciceknet
Bende sürekli gidiyorum sizin gezdiğiniz yerleri. Ayda iki kere en az. Tabii ki iş icabı. Çiçekçiler artık dağıldı o bölgeden. Vakıf han'ı gezmişsiniz. Eskiden elektronik satılıdı orda şimdileri saat. Birde Şark Han vardır. Hediyelik eşya ithalatçılarını nerdeyse merkezi. Şimdileri dükkan sahipleri orada Çinliler olmaya başladı. Yakında Çin mahallesine dönüşürse şaşırmayın. Bir o eksikti zaten memlekette. Sağlıcakla kalın.

www.ciceknet.com

Bağlantı

2007-02-21 23:56:48 - 2007-02-21 23:56:48 - ...
Yazan: enci
Âmin...
Bağlantı

2007-02-21 21:29:56 - 2007-02-21 21:29:56 - selam..
Yazan: nuramos
sevgili kardaşım ya nekadarda güzel anlattın oraları böyle içimdem hemen tekrar oralara gitmek geldi..
Sen güzel bir insansın valla ha..tabi bence..
Bağlantı

2007-02-21 20:54:43 - 2007-02-21 20:54:43 - selam
Yazan: SEMA1
Ne cok dolasmissin oyle, gunlerin hayirli, gonlun huzurlu, bedenin sihhatli, kazancin bereketli olsun insallah kardes. Amin selam ve dua ile..
Bağlantı

2007-02-21 20:10:07 - 2007-02-21 20:10:07 - çok iyi yapmışsınız!
Yazan: gezimanya
Sahi neden bir fooğraf makineniz yok sizin? Tamam gezdiğiniz yerleri daha önce gördük belki ama anlatımın ruhu ile o görüntünün örtüştüğünü farkedince okumak daha da bir zevkli oluyor gezi yazılarını.
Bir şey daha; bence cebince parası olup arabayla gezme imkanı olan birisinin yaklayamayacağı ayrıntıları yakalayabildiğiniz için şanslısınız. Gezi boyunca uğrayabileceğiniz tam 3 adres vardı. Koca İstanbul'un hemen her köşesinde bir dost sahibi olacak kadar da zenginsiniz..




Bağlantı

2007-02-21 18:59:58 - 2007-02-21 18:59:58 - Sanki
Yazan: poyrazdan
Kiremit'e benzer bişeyler mi gördüm diorum bende İ.M.Ç. de demek sendin :)


Hoşça Kalan Zamanlar.

976957pardon
Bağlantı

2007-02-21 17:26:50 - 2007-02-21 17:26:50 - Selam...
Yazan: fuadyusufoglu
Sevgili Canım yeğenim... AMİN..Evet Senin de dediğin gibi Bol Paralı Günler gelsin..İnşaallah...AMA BOL PARA GELSE DE ONDA SAADET YOKSA İşte o zaman inan ki bir şeye yaramaz...Allah(c.c.) Sıhhat üzere Ve helal malden İhsan eylesin..AMİN...
iNŞAALLAH NASIL Kİ SEN KENDİ MEMLEKETİNİ DOLAŞIP TURLAMIŞSEN BENİM DE MEMELEKEİTME DE GELİRSİN...
O zaman doya doya konuşuruz..Yeter ki Allah(c.c.) can sağlığı versın ..Amin..
Her kese selam...
Sevgiyle kalın..Duayla kalın...
Bağlantı

2007-02-21 16:21:13 - 2007-02-21 16:21:13 - süper
Yazan: gokhanteke
çok güzel bir gezi olmuş bende gezmiş kadar oldum eminönü tahtakale :-) tek bilet güzel.. iyi günler kolay gelsinn..
Bağlantı

2007-02-21 11:39:53 - 2007-02-21 11:39:53 - en guzeli candan olanidir..
Yazan: YanikSevda
Gunun aydin kazancin bereketli olsun can abim:))Bak hala abim diyorum bu demek oluyor ki ben bu durumdan memnunum ne sen ali/kiremit bey ol nede ben hanim..:)))

Yaziyi begenmissin gercekten sana begendirmek oldukca guc oldugu icin beni baya bir sevindirik etti hehehe abicigim yazari mechul biri yani kimliginin aciklanmasini istemiyor degilse bile en azindna ben bulamadim..:)))))her kimse yuregine saglik diyelim dimi...

Sevgi ve muhabbette kal..:))
Bağlantı

2007-02-21 09:53:58 - 2007-02-21 09:53:58 - Tarihin kaldırımları
Yazan: birdeliningunlugu

Eminönünn benim için dört yoldur
Bir yolu sultanahmet'e çıkar diğeri karaköy üzeri taksime
Bir yolu yenikapı bakırköy, diğeri haliç balat hattıdır
Sıkıldımmı trene atlar bakırköy üzeri neresi olursa
Her yürüyüşümde eminönü hatlarında
Tarihin kaldırımlarına dokunurum
Konuşurum bazen yol boyunca
Muhteşem binalarla
Kalabalığın ritmi ile
Ara sokak hayatları nasıl bu kadar görkemli olur diye düşünürüm bazen
Hikayelerine dalarım her birinin
Bağlantı

2007-02-21 06:13:32 - 2007-02-21 06:13:32 - Günaydın
Yazan: thares
Bakın Ali bey bizlerde sizin sayanizde ta 1991 yılında dolaştığım avizeciler hariç her tarafı dolaştım. Ben sizin bu anlatımınızı seviyorum. Parasızlık ah parasızlık zordur bilirim çünkü yaşadım yaşamayan bilmez parasızlığı Allah hiç kimseyi parasız dermansız bırakmasın dilerim. Ama Ali bey inan paranız olsaydı bu gezdiğiniz yerleri hangi vesile ile gececektiniz.
Kardeşim dilerim herşey gönlünüzce olsun
Allah a Emanet Ol
Bağlantı


Kategoriler

ziyaretçi



En Üste Dön


Locations of visitors to this page
tracker