resim fotograf blog
...

okumak

Tarih: Salı, Ekim 17, 2006 Saat: 02:09 Kategori: cocuk
<-Yeni Sayfa Eski Sayfa->

Orhan Pamuk neredeyse gündemden düştü bile. Bu konuda çok şey yazıldı söylendi.

Ben yazsam ne olacak? Yine de bir şeyler yazmalı mıyım?

Yazdım, denedim, sildim.

Ben en iyisi size çocukluğumu anlatayım ve bugünden itibaren çocukluk anılarım yazı dizisine başlayayım:))

Belki yazdıkça büyürüm ne dersiniz? İşte başlıyorum:

Bize, şimdiye kadar kendi kültürümüz yok diye empoze edildi adeta...

Bize demekle kendimden ve çocukluk yıllarımdan bahsediyorum.

Hikaye kitapları deyip geçmeyin. Çocukluğumdan okuldaki dersleri değil, okuduğum hikayeleri hatırlıyorum.

O halde, bugün benim fikir yapımı etkiliyor olabilirler.

 

Ben şahsen hiç bir şeyi bilmeyecek yaştan itibaren batılıların hikayeleri ile büyüdüm.

İşte çocukluğumdan aklımda kalanlar:

 

İlkokul devresi:

Cinderellanın gittiği balo, bal kabağından araba ve baloda bıraktığı ayakkabı!

Pinokyonun haylazlıkları, kör tilki ve topal kedi..

Çizmeli kedinin efendisine yardımları...

Pamuk prensesi alnından öpüp hayata döndüren prens!

Ormanda kaybolan Hansel ve Gratel! Orman cadısı onları kafeste besliyordu, şişmanlamaları için.. sonra pişirip yiyecekti..

Soğukta bir kapı eşiğinde donarak ölen zavallı kibritçi kız! Nekadar üzülmüştüm, hala etkisindeyim:((

Donkişotun uşağı, eşeği ve miğferi! (Donkişot aslında çok değerli bir romandır)

Zavallı ağustos böceğine kara kışta yardım elini uzatmayan vicdansız karınca:))

Gulliver, cüceler ülkesi, vesaire..

Heidi ve Alp dağları!

Şunlar ise, okulumun ve ailemin onayının dışında, kendi okuduklarımızdı:

Tom Mix; konyakçı ve doktor, bir de Suzi:))

Zagor ve Çiko..

Zembla; aslanı, ve boynunda çalar saatla dolaşan zenci ufaklık...

Texas; çelik bilek, profesör Oklitus..

Kızıl maske..

 

Ortaokul yılları:

Türkçe öğretmenimin sevdirmesiyle Sait Faik kitaplarını severek okurdum.

Başka şey sevdirselerdi onları da okurdum elbet...

Türkçe öğretmenim Hüseyin Adıgüzel tek başına az da olsa bir şeyler verebildi.

Şimdi burada çocukluğumda okuduğum kitapları saydım. İlk okul yıllarım tam anlamıyla bir felaketmiş..

Nasıl bir ailem varmış, nasıl öğretmenlerim varmış, hiç mi düşünmemişler, biz Türküz, burası Türkiye..

Çocuklarımıza kendi kültürümüzü de tanıtalım.. Yok maalesef.

 

Şimdi nasıl sizce? Bir gelişme var mı?

Pinokyonun namaz kılmasından söz eden hikaye kitaplarını sakın söylemeyin, onlar cidden yanlış işler.

Yani yakında Cinderellanın tesettür sorununu da ortaya çıkarabilirler bu gidişle!!

Kendi özümüze ait bir şeylerimiz varsa vardır, yoksa yeni yazılmalıdır,

ama değerli dünya klasiklerini tahrif etmek çok anlamsız.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (11) :: Yorum Yazabilirsiniz :: Bağlantı
<-Yeni Sayfalar | Eski Sayfalar->


Bu Yazıya Yapılan Katkılar ve Yorumlar:


2006-10-18 13:08:06 - 2006-10-18 13:08:06 - milli masal
Yazan: hbasak
Yazdıklarına katılıyorum. Dün de bir başka blogcu arkadaş, bu masallardaki iyi karakterlerin hep sarışın-renkli gözlü olması nedeniyle iyiler sarışın olur diye düşünüp kahverengi saçlarına üzüldüğünü, büyüyünce sararacaklarını sandığını yazmıştı :) Sinderallalar, Uyuyan Prensesler bugünün batılı çocuğuna bile hitap etmiyor ki bizlere hitap etsin, kaç yüzyıl öncesinin çocukları için yazılmış eserler....Geçenlerde kardeşim de Üstün Dökmen'in bir konuşmasını dinlemiş: "Her şeyin 'milli'sini okuduk, milli tarih, milli coğrafya, bir 'milli" matematik okumadığımız kaldı...Ama 2 tane Türk masalını baştan sona hatırlayıp anlatabilecek olanınız var mı?" diye sormuş....Batılı prens-prenses masalı dendiğinde eller havada....Milli milli diye tutturmakla da olmuyor demek ki özgür düşünmek lazım....Özgür düşünen insan zaten kendi kültürünü, geçmişini merak eder....
Bağlantı

2006-10-18 05:01:21 - 2006-10-18 05:01:21 - Hikayeler, romanlar; tüm yazı türleri
Yazan: alimertunal
Bu yazılan romanlarının hemen hemen tümünün ismini duymuş olsamda hepsini okuduğumu hatırlamıyorum; belki yakın zamanımda okuduğum kitaplardan zevk alamadığımdandır.
Bugün bir çok kitap yazıldı ve yazılıyor ama ustaca mı? Bence ustasını bulmak bile zor; rafta kapağı hoşuma gidipte (etkiliyor bazı kapaklar) aa bu kitap çok güzele benziyor deyip aldığım yada arkasında bulunan özet ve/ya bilgiden etkilenip aldığım kitapların içindeki dil ve anlatıma uymamasına çok dikkat ettim; bu hoşuma gitmiyor yada satılması için kandırıldığımızı hissediyor bozuluyorum kitaba. Bilmem anlatabildim mi?
Demek istediğim çok önceden yazılan yazı çeşitlerinin gerek dil, gerek anlatım tarzı, gerek saygısı bugün yok denecek kadar az. Bunlar benim düşüncem; ama elime eski bir kitap geçtiğinde çok rahat ve içtenlikle okuyorum ya şuan elime yeni yazılmış bir kitap geldiğinde ne yapıyorum ilk 10 sayfasını okurken sıkılıp kütüphaneme kaldırıyorum belki başka bir ara okurum ümidi ile.. Söylemek isterim ki sıra onlara tekrar gelmedi ben şu çok açık dille anlatan, sade ama hareketli, konu insana bir film gibi gelecek şekilde yazılan yazı çeşitlerini özledim.
Bu konuyu okuyunca aklıma gelenler bunlar oldu, bilmem konuya geçiş yapabidim mi...
Sevgiyle kalın.

Düzenleyen kiremit gün: Friday, September 21, 2007 saat: 03:10
Bağlantı

2006-10-18 01:52:58 - 2006-10-18 01:52:58 - haklısın
Yazan: alpnur2
Eeeeee! barbie bebekleri tesettüre soktular ya!daha ne olacak belkide saçma sapan fikirler üretmeye devam edecekler. ey ALLAHIM! insanlar ne zaman gerçek dinlerini yaşayacaklar hurafeleri bırakıp biz MİLLET OLARAK DİNİMİZE VE TÜRKLÜĞÜMÜZE SAHİP ÇIKMALIYIZ!

Düzenleyen kiremit gün: Friday, September 21, 2007 saat: 01:33
Bağlantı

2006-10-18 01:26:56 - 2006-10-18 01:26:56 - Selam
Yazan: denizeakarnehirler
Kısa ve öz olsun

Sadece acı acı tebessüm ediyorum

Dede korkut hikayelerinin aslının almanya da filanca müzede olduğunu biliyormuyuz.
Aaa afedersiniz ! Türk e ait değerler out değil mi?
Tarihimizi de edebiyatımızı da yeniden değerlendireceğiz ( Bu bir emirdir) .
1950 de başlayan operasyondur bu ve halen devam etmektedir. Bu arada şeker kız candy nin müslüman olduğunu duyurmaktan onur duyarım efendim ! Dedeside yirmi üçüncü ümreyi tamamlamış.

A.K. Hoşçakal, kolaygelsin...

Bağlantı

2006-10-18 01:25:09 - 2006-10-18 01:25:09 - merhaba ...
Yazan: sedencik
ergenekon destanını deneyin derim...güzeldir,hoştur hikayeleri :)) bizlerde büyüdük kibritci kız ve pinokyolarla ...henüz görmedik bir sakıncasını ve umarım görmeyiz......sağlıcakla...


Bağlantı

2006-10-17 17:14:46 - 2006-10-17 17:14:46 - tam yerinde...
Yazan: puskullu
muhterem seni tebrik ediyorum hakkaten
çok güzel yorumlamışsın olayları...
hepimizin yarasına parmak bastın biraz da...
kendi kültüründen ve inancından uzak yetiştirilmiş çocuklardan ne bekleyebilirz ki?
ben şuna çok tanık oluyorum:
aileler çocuklarını tamamen okulun ve televizyonun (bilgisayar) eğitimine terk etmiş durumda ve sonra da çocukların bir eksiğini gördüğünde basıyolar vaveylayı..
ne verdin ki ne istiyosun o çocuktan...
neden şimdiki gençlerimiz saçları dimdik, giyimleri bir garip yani batı özentili...
işte sebebi burda senin yazdıklarında açıkça görülüyor...
ne ekersen onu biçersin atasözümüzde yerini buluyor...
herşeyin başı eğitim, ama nasıl bir eğitim? bunu tekrar gözden geçirmek lazım...
ruhsuz bir eğitim, içi boşaltılmış bir eğitimden ne beklenebilir ki?

çok sağol muhterem ellerine emeğine sağlık...

Bağlantı

2006-10-17 12:01:06 - 2006-10-17 12:01:06 - merhaba
Yazan: icimdekisonbahar
Çok güzel yorumlamışsın arkadaşım... ne çok ortak noktamızda varmış bu arada bende çok severdim Tom Mixi ; konyakçıyı,Teksas da okurdum..aklıma getirdin..
güzel günlerin olsun..sevgimle kal..


Bağlantı

2006-10-17 10:50:26 - 2006-10-17 10:50:26 - bizim öykümüz
Yazan: gokmen36
En çok yaralayan konulardan birine değinmişsiniz. Ben kendimi geçtim, biz en azından ninelerimizden dedelerimizden masallar işitmiş bir kuşağız. Şimdikiler de o da yok. Yeğenlerime türk masalları bulmak için nasıl dolaştığımı bilirim, şimdilerde biraz da olsa bir şeyler var piyasada. En azından Ömer Seyfettin öyküleri eli yüzü düzgün çıkarılıyor. Türk dünyasından masallar gibi kitaplarda var. Gerçi bazıları akademik amaçlarla derlenmiş, bunların çocukların ilgisini çekecek şekle getirilmesi gerekli. Yapacak o kadar çok şey, gidecek o kadar yol var ki.
Bağlantı

2006-10-17 07:24:24 - 2006-10-17 07:24:24 - çocuk kitapları
Yazan: derman1974
Selamlar , ancak şunu da unutmamalısın ki çocuk kitaplarının son yıllarda yayınına ağırlık veriliyor. Eskiden (15-16 yıl önce) biraz Dede Korkut , biraz Ömer Seyfettin biraz da Kemalettin Tuğcu Hikayeleri vardı başka da birşey yoktu. Kitap almakta çok lüks bir durumdu aileler için. Öğretmenlerimizde eğitim bilimlerinden şimdiki öğretmenler kadar çok şey bilmiyordu,müfredat da müsait değildi.
Bağlantı

2006-10-17 06:43:44 - 2006-10-17 06:43:44 - :)
Yazan: butterflyvalley
Benzer bir süreçten ben de geçtim. Galiba herkes yanlış kitapları okuya okuya doğrusunu kendi buluyor. Yanlışların da öğrettiği birşey var yani.

Bu da Cinderella'nın tesettür sorunu yabana atılacak mesele değil. Acilen çözülmesi lazım. :)

Bağlantı

2006-10-17 06:21:32 - 2006-10-17 06:21:32 - selam
Yazan: fuadyusufoglu
insan ne olursa olsun ne yapılırsa yapılsın KENDI BENLİĞİNDEN ÖDÜN VERMEMELİ...geçici anlar olabilir insandır normal kabul edebilir çünkü BEŞER ŞAŞAR. AMA kalıcı bir şekilde oldu mu işte sonu FELAKETTİR.

Düzenleyen kiremit gün: Friday, September 21, 2007 saat: 01:29
Bağlantı


Kategoriler

ziyaretçi



En Üste Dön


Locations of visitors to this page
tracker