resim fotograf blog
...

Örgütlenmek

Tarih: Çarşamba, Temmuz 25, 2007 Saat: 06:40 Kategori: fikir
<-Yeni Sayfa Eski Sayfa->

Bir hanım blogcu arkadaşım sivil toplum örgütlerinin öneminden bahsederek bunu seçim sonuçlarıyla ilgili yazısının içinde dile getirmiş. Ona yorum yazarken eski bir yazımı hatırladım.

(Blogcu hanımın "Sivil toplum örgütlerinin çoğalması ve güçlenmesi" konusundaki yazı için bu satırı tıklayın.)

Ben bir ara bu konuyu (tarafsız yazı başlıklı yazımda) anlatmaya çalışmıştım.

O yazımdaki rejim tehlikede mitingleri hakkındaki sözlerimde bazı kişilerce yanlış anlaşılmış olabilirim.

Ama görüldüğü gibi haklı çıktım.

O mitinglerdeki kalabalıklar içinde dava adamları yoksa, ciddi örgütlenmeler yoksa köpük gibidir. Bir anda söner.

Halkımızın genelinde siyasi bilinç hiç yok.

Aynı gün içinde en küçük bir telkin ile sağcı iken solcu, solcu iken sağcı olarak değişiveriyorlar.

Ama örgütleşmiş cemaatlerde bu yok. Veya son derece nadir.

Partiler halkı değil, halk partileri yönlendirmelidir.

Bunu bizim insanımız anlamadı gitti.

Halk kuvvetli olacak ki seçtikleri milletvekillerine göz açtırmasın, o milletvekilleri sorumluluğunu bilsin yanlış yapmadan çalışsın. Halkın şuurlu tavrı karşısında korkusundan tir tir titresin.

 

Şimdiki durum nedir? Halk bir adamı milletvekili yapıyor, sırf filan partiden veya filan görüşten olduğu için. Ama adamı tanımazlar. Hiçbir bağlantıları yoktur.

Ben kendisiyle konuşamayacağım, denetleyemeyeceğim adamı, benden korkmayan, beni kale almayan adamı niçin milletvekili yapayım? Bu yüzden oy verme zahmetinde bulunmadım.

 

Ve işte zülfü Livanelinin ortaya çıkardığı Yaşar Nurinin şahitlik yaptığı skandal konuşuluyor bütün dünyada şimdi.

 

Kısacası ciddi örgütlenmeler hayati önem taşıyor.

Bugün kurulacak sivil toplum örgütleri gece gündüz hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan var güçleriyle çalışırlarsa gelecek seçimlerde -belki- istedikleri kişilere hükümet kurdurabilirler, hem de kalıcı olarak..

Üstelik milletvekillerinin kim olacağına da kendileri karar verir. Öyle falanın filanın aday olmalarını beklemezler. Bu ciddi işlerde "ben yaparım" diyenlere değil, örgütlenmiş kitlelerin "filan yapmalıdır" dediği kişilere vazife verilir. Seçimlerde onlar adaylığını koyarlar.

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (4) :: Yorum Yazabilirsiniz :: Bağlantı
<-Yeni Sayfalar | Eski Sayfalar->


Bu Yazıya Yapılan Katkılar ve Yorumlar:


2007-07-25 21:23:22 - 2007-07-25 21:23:22 - ...
Yazan: manuel
yaw bi gün uğrayamadım neler olmuş böle yaf?
verip veriştiriyon herkese :D
Bağlantı

2007-07-25 18:35:44 - 2007-07-25 18:35:44 - Selam...
Yazan: fuadyusufoglu
Sevgili canım Yeğenim... Evet ben o yazını okumuştum... ZANEDERSEM DE KENDİME GÖRE BİR ŞEYLER KARALAMIŞTIM... Senin haklılığın önünde...(Ama belki de yanılabilirim senin rejim hakkında bir yazını kesin kes okudum ama yorum zanedersem diyorum yazmdım)
EVET ....( beni bilirsin ben siyasetten anlamam veya konuşmak istemem...) KEŞKE SİYASILAR HALKI DEĞİL HALK SİYASIYI YÖNLENDİRSEYDİ...İnşaallah olur...(tabiki hak hukuk yolunda)...
Neyse ALLAH(C.C.) BİZLERİ İDARE EDENLERE AKIL İZAN VE ADELET İHSAN EYLESİN..amin...
Sevgiyle kalın..duayla kalın...

***
kiremit:
o yazılardan galiba iki tane daha vardı. silmiştim. ama yukarda bahsettiğim eski yazım duruyor. ismi tarafsız yazı. nisan ayında yazmıştım.
dediğiniz gibi inşallah o günleri de görürüz.
ama bu halk birilerine gözü kapalı güveniyor, her işi o birileri halledecek diye bekliyor. sonra sık sık taraf değiştiriyor.

Düzenleyen kiremit gün: Wednesday, July 25, 2007 saat: 18:51
Bağlantı

2007-07-25 11:38:12 - 2007-07-25 11:38:12 - Çok doğru
Yazan: ahcihatah
Tamamen gerçek..Bizim halkımızda neden bilemem ama bence eğitimsizlikten ve bu eğitimsizliklerinden dolayı yıllarca hor görüldüklerinden bir eziklik var.Doktordan korkarız öğretmenden korkarız vekilden altımıza yaparız soru soramayız hesapta soramayız yani.Yürüyüşlerde bende bulundum ve inan dava uğruna gelmiş çok az insan vardı çoğu bir lakaytlık içinde slogan atmaya utanan yürüyüşe çıkmış havasındaydı ama bizler öyle büyüttükki bu yürüyüşleri..Noldu bi bok çıkmadı işte.Sağ olmakla sol olmaktan önce insan olup kendi kültürümüzü oluşturan değerlere sahip olmadıkça ve sahip olduklarımızada sahip çıkmadıkça bizden bişey olmaz.Adamı pkk lı olarak soktuk meclise inanamıyorum ve hala baykalın başarısızlığını konu7şuyoruz Dahada ileri gidicem biz kaypak bir milletiz.

******
kiremit:
evet garip ama gerçek:
bu halk kendisine hizmet etmesi gereken kişilerden korkuyor!
ama mevcut rejimler şimdiye kadar ancak bunu sağladılar.
polislerimizin çoğu psikopat ve megalomanyaktır. halkın karşısında kendilerini Allah sananlar bile var içlerinde. ellerinden gelse insanlara ayakkabılarını yalatacaklar.
anlaşılan o ki halk olarak aşağılanmayı hak ediyoruz.
geçen yıl annemle bir resmi daireye işimiz düşmüştü. memur anneme insan gibi davrandı. çıktığımız zaman annem çok etkilenmişti. hayatında ilk defa bir devlet dairesinde kendisine bir kişi insan gibi davranmış!

Düzenleyen kiremit gün: Wednesday, July 25, 2007 saat: 15:12
Bağlantı

2007-07-25 08:12:36 - 2007-07-25 08:12:36 - örgüt
Yazan: dogancan
evet son derece iyi anlamışsınız. ne yazık ki halkımızda hiçbir çaba yok.
şuan deniz gezmiş 'in hayatını anlatan bir kitap okuyorum. kitap daha ziyade onu değil o dönemi anlatıyor. o dönemde insanlar politikmiş. üniversite öğrencileri hergün protesto yapmışlar. üniversiteleri işgal etmişler.
bundan gaz alan işçiler fabrikaları işgal etmişler.
vs vs.
ama halkta inanılmaz bir duyarlılık, bir tepki varmış.
örneğin livaneli 'nin açıklamaları o döneme rast gelse neler olurdu tahmin bile ediyorum.

bizdeyse maalesef bunlar yok. ama biz istemediğimiz için olmuyor. biz istesek olur. halkta olduğu kadar sizde de bende de onda da bunda da kabahat var.
bir ara cumhuriyet mitinglerinde umutlanır olmuştum. o da hemen söndü.. zaten altından tuncay özkan ın bir iki yolsuzluğu çıktı. kanaltürk ü almak için chp den para almış. sonra da mitingi düzenlemiş falan.
yani uzun lafın kısası, birşeyler yapmak lazım...

*******
kiremit:
ben biraz daha yakın bir zamandan 12 eylül ve öncesinden anlatayım:
o zamanlar bir sol devrim hedef idi. çok daha uzun vadeli bir strateji ile hareket edilseydi belki başarılı olurlardı.
çok fazla kardeş kanı döküldü.
12 eylül darbesi ise kasıtlı olarak çok geciktirildi çünkü sağcıların solcuların birbirlerini tüketmesi beklendi. akan kardeş kanları bilerek istenerek sağlandı.
bu tabii ki Amerikanın isteği idi. çünkü amerikanın desteği ve onayı olmadan ordu darbe yapamıyor.
O zamanlar devrime kesin gözüyle bakılıyormuş. bir solcu ev mi alacak: "kardeşim bekle devrim yapacağız ev alma" diyorlarmış.
ayrıca Ecevit'i de suçlayanlar var:
söylentiye göre, solcu kesimi pasivize etmek için CHP'yi kullanmış. Ecevitin de arkasında ABD varmış diye düşünenler var.
bazı islami cemaatler de 12 eylül darbesinden nasiplerini almışlardır. hapishanelerde işkence görenler çoktu. az buz değil.
12 eylülden sonra ise, o kadar genç insanımızın birbirlerini öldürmesinden ve hiçbir sonuç alınamamasından aşırı yıpranan halk yeni nesilleri siyesetten uzak tutarak yetiştirmeye çalıştılar. ayrıca, ben çocuktum ama iyi hatırlıyorum:
ilk o zamanlar yani 12 eylül sonrasında Amerika ve Avrupa kökenli gençlik dergilerinin türkçe versiyonları bol bol basılmaya yayınlanmaya başlandı. amaç yeni nesil gençlik aşkla meşkle cinsellikle cinsel kimlik meseleleriyle fazladan uğraşsın da siyasetten uzak kalsınlar idi. hatta bir de tan gazetesi çıkarıldı: birdenbire en çok satılan gazete oldu. gazetenin tamamı çıplak kadın resimlerinden, insanları cinsel yönden tahrik edici saçma ve seviyesiz yazılarla doluydu. işte bu dönemde islami kesim temiz ahlak, huzur gibi konularla halktan çok kişiyi kendisine bağladı. çünkü birdenbire medyanın fuhuşa yöneltici çirkin gayretleri çok dikkat çekiyordu. insanları rahatsız ediyordu. siyasete karşı halkı pasivize etmek için seks kullanılıyordu.
bugün başımıza koyu Atatürkçü kesilen bazı eski solcular ise, madem Atatürke o kadar bağlı idiler, neden marsist lenilist bilmem ne izmleriyle hareket ettiler de akılcı planlarla uzun vadeli çalışmalarla Atatürk ilke ve inkılapları yolunda hizmette bulunmadılar? şimdi neyin peşindeler? ya hatalarını anladılar ya da toplumda bir maske ile dolaşıyorlar. davalarından döndüklerini gizlemek için.

Düzenleyen kiremit gün: Wednesday, July 25, 2007 saat: 15:02
Bağlantı


Kategoriler

ziyaretçi



En Üste Dön


Locations of visitors to this page
tracker