resim fotograf blog
...

Salyangoz

Tarih: Cumartesi, Mart 24, 2007 Saat: 00:52 Kategori: hikaye
<-Yeni Sayfa Eski Sayfa->

 

Salyangoz

Bazen kabuğuna çekilir uyur, bazen karnını doyurmak için yolculuklar yapardı. En çok yağmurlu günleri severdi. Keşke her gün yağmur yağsa derdi.

Kabuğundan ilk zamanlar memnundu. Bazen başını ve gözlerini mümkün olduğunca kabuğundan uzak tutarak kabuğunun renklerini seyrederdi. Yeni oluşan kısımlarının rengini merakla beklerdi.

Bundan çok memnundu ama zaman zaman kabuğunu beğenmediği olurdu. İçinde huzurla uyurken ise bu düşüncelerinden sıyrılır, sonra uzun bir süre hoşnutsuzluğunu unuturdu.

Bir gün anladı ki kabuğunun yeni oluşan kısımlarının rengini beklemenin bir anlamı yok. Çünkü şimdiye kadar farklı renkler oluşmamıştı.

Sonunda kabuğundan ayrılmaya karar verdi. Bir yandan kabuksuz nasıl yaşayabileceğini düşünüyordu. Buna da bir çözüm buldu. İstediği an kabuğuna girip uyuyabilirdi, tabi kabuğunu bir yerde unutup kaybetmezse veya çaldırmazsa. Nasıl olsa sümüklüböcekler kabuksuz yaşayabiliyorlardı.

(Resimdeki sümüklüböcektir)

 

Zamanla kabuğundan ayrılma fikri kendisini tamamen etki altına aldı. Onu tamamen terk etmeliydi. Uyumak için bile kullanmamalıydı. Sümüklüböcekler gibi sırtında yük olmadan yaşamak çok rahat olmalıydı. Hayal kuruyordu. Kabuğunu terk ederse hiçbir şey canını sıkmayacaktı artık. Söylediği bütün sözler zaten evrende söylenmiş sözler olacaktı. O halde söylemesine gerek bile yoktu. Ama yine de söyleyecekti, çünkü o sözlerin sahibi kendisi olmayacaktı. O sözleri söylemekten mutlu olacak, söyledikten sonra yine mutlu olacaktı. Emindi bundan. Kabuğunu terk etmedikçe sözler kendisine ait olacaktı. Bu onu sıkıyordu. Sözlerin sahibi kendisi olmamalıydı. Çünkü onları taşımak ona zor geliyordu.

Kabuğundan çıkmak için ne kadar gayret ettiyse de başaramadı. Kabuğuyla geçemeyeceği bir geçit aradı. Buldu. İçinden geçerken kendisini zorlayacak ve kabuğundan kurtulacaktı. Denedi. Kendisini zorladı. Çok canı yandı. Başaramadı. Kabuğuna mahkûmdu. Sözlerini taşımaya da. Bu gerçeği anlayınca önünde iki seçenek olduğunu düşündü: Ya söz söylemeyecek, ya da sözleriyle yaşamayı öğrenecekti.

 

-Bu salyangoz hikayesi blogcu kiremit tarafından yazılmıştır.-

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (18) :: Yorum Yazabilirsiniz :: Bağlantı
<-Yeni Sayfalar | Eski Sayfalar->


Bu Yazıya Yapılan Katkılar ve Yorumlar:


2007-07-13 06:38:29 - 2007-07-13 06:38:29 - Esselâmün Aleyküm..
Yazan: benpacella
abi bu yazıyı ilk yayınlandığı günde okumuştum, ondan sonra benim bile unuttuğum sayıda okudum..
yorumunu yazmaya çekindim, çünkü yazılması gereken herşey yazılmıştı bence..
şimdi bi defa daha okudum da, ben aslında sürüngen hayvanlardan nefret ederdim..
hala da ederim ama bu aslında nefret değildi, ya bir tiskinti yada korkuydu..kendimi bildim bileli sürüngen hayvanlar ve köpekler korkutur beni..yada korku da değil, isimlendiremediğim herneyse işte..
bu yazıyı yayınladığınızda yıllardır gözümle canlı görmediğim bir salyangoz gördüm bahçede, küçücüktü, daha yavru muydu bilmiyorum..
ona baktım, baktım..bi kendime baktım bi de ona ..neden baktığımı da anlamamıştım bi türlü..sonra da aynı gün okuduğum yazınızda geçen sözleri hatırladım..bu gerçekten bi salyangozun hayatı mıydı, o herşeye ramen sukûtunu koruyup, güçlü olmaya çalışan mıydı.? ..tam anlamamıştım..
ama onu çok iyi tanımıştım..o kimdi, yada kimlerdi..kim kendini o sanıyordu, o gibi hissedip, o olmaya direniyordu.?yada hiç olmamaya.!
neyse abi ben karıştırdım yine..aslında karışık değil de hadi öyle diyelim..
Bağlantı

2007-07-11 02:01:37 - 2007-07-11 02:01:37 - of yaaa
Yazan: degirmenlerekarsi
ne demeli ki şimdi; yaklaşık on beş dakkadır bu sayfadaydım ve uzun bir yorum yazdım; explorer sayfası hata verdi ve sayfalar kapandı :=(((

gitti yorum....... bunu kabullenmekten başka çarem yok :=)) her ne kadar hata benim gibi gözükmese de, bu sonuç bana ait :=)))

üzülmüyorum; ben düşünerek veya değil, isteyerek veya istemeyerek sözlerimin/hareketlerimin arkasındayım; hata da verse hareketim, onla yaşar, cezasını çekerim... hem kimbilir, yeni yaşamım bana başka bir pencere tutar.. (konuyu yine yazıyla ilişkilendirdim; bravoo banaa :=)) )

belki başka bir yorum daha yazarım Ali; yine de ilgi kurdum ama o yorumum da (kabuğum) bambaşkaydı hani...

***
cevap:
çok üzüldüm. onca emek boşa gitti.
benim de başıma böyle tatsız şeyler gelmiştir. onun için yazdığım yorumu (unutmazsam) önce kopyalayıp sonra gönderiyorum. böyle durumlara karşı tedbirli olmak gerekiyor.
mozillada olmuyor böyle şeyler. eğer sık explorer hatası ile karşılaşıyorsanız mozillayı tavsiye ederim. ben sık karşılaşırım explorer hatalarıyla. ama henüz mozillaya geçmedim. internet çubuğuma çok fazla işlevsellik kattım çünkü. bütün onları mozillada nasıl yapabilirim bilmiyorum. biraz uğraşıp öğrenmem gerekiyor. bende mozilla ayrıca var. bazen kullanırım. şu çok aksesuarlı bloglarda işe yarıyor.

Düzenleyen kiremit gün: Wednesday, July 11, 2007 saat: 02:08
Bağlantı

2007-07-03 07:49:46 - 2007-07-03 07:49:46 - :)yine döktürmüşsün kardeşim
Yazan: banucagri
Allah'ın Rahmeti üzerinize olsun,
Yine güzel şeyler yazmışsın.Ellerine,yüreğine sağlık .Yeni blogunu merakla bekliyorum.şimdilik sağlıcakla,Allah'a emanet kal.
Bağlantı

2007-04-21 10:23:45 - 2007-04-21 10:23:45 - merhaba
Yazan: icimdekisonbahar
Bu salyangoz yazısı sanki beni anlatıyor.. ben de hani hep gitmek istiyorum ama başaramıyorum ya.. hayatımızda ki alışkanlıklarımızdan kurtulmak bu kadar kolay olmuyor değil mi? Neden başaramadığımı bilmiyorum.. aslında bazıları beni sıkıyor insanların sanırım ondan.. insanları sevmeme rağmen.. ama gitsem de terk etmeyeceğim arkadaşlarım var 3-4 kişi biri de sensin arkadaşım.. o kadar güzel anlam yüklü yazıların var ki bazen 2 kere okuyorum bu salyangoz hikayesi gibi.. dönüp bazı satır aralarına da yeniden baktığım da oluyor.. yazdıklarını düşündüğüm de de kendi yazdıklarım suya sabuna dokunmayan şeyler.. işte burda da utanıyorum..
Güzel bir gün diliyorum..sevgimle kal.
Bağlantı

2007-03-25 17:10:40 - 2007-03-25 17:10:40 - konu ilgimi çekmedi..
Yazan: enci
..ama bir SELAM bırakayım dedim..
Bağlantı

2007-03-25 13:22:55 - 2007-03-25 13:22:55 - selam
Yazan: isimsiz
Ziyaret ve yorum icin tesekkur ederim. Ben biraz once denedim yorum yazildi ust tarafta cikti tekrar kontrol edicem zamanla duzelicek daha cok yeni icinden cikmaya calisiyoru:) bu ingilizceyi cevirmekte ne kadar zormus bir kelimenin bir suru anlami var belkide turkcem eksik oldugundanda olabilir.
Bağlantı

2007-03-25 09:56:16 - 2007-03-25 09:56:16 - salyongoz
Yazan: hbasak
kabuğundan kurtulmak istemek, bunun imkansızlığı, kabullenme hakkında çok güzel kaleme alınmış bir yazı. Salyongoz benzetmesi kimin aklına gelir? Elinize sağlık
Bağlantı

2007-03-25 08:06:57 - 2007-03-25 08:06:57 - merhaba
Yazan: ozdencicek
Evet ilgiyle okudum, dusundurucu bir yazi olmus. Sanirim biz hepimiz birer salyangoz gibiyiz. bazen kendimizi begenmez sonra onunla cabucak barisiriz. Bazen hayat agir gelir kendimizi eziliyor hissederiz sonra bakarizki sirtimizda tasimaya alismisiz normallesir hersey.. Aslinda tum yukler kendi elimizle yaptiklarimizdandir. Davranislarimiz , sozlerimiz bizi bir bir sarar sarmalar onlardan ve etkilerinden kurtulamayiz, farkinda olmayarak hep hayat boyu onlarla yasariz . Kurtulmak ise imkansizdir cunku okun yaydan cikmasi gibidir hersey geriye donus yoktur. Agizdan cikan soz de, yapilan her hareket de hedefe dogru yol alir ve doner bizi bulur ,ve bizimle birlikte sonsuzluk yolculuguna devam eder... Ben galiba epey kendimle hesaplastim bu yaziyi okurken. Ordaki salyangoz gibi bazen canimin acidigini hissetmisimdir. Demekki istemedigim yuklerden kurtulmaya calismisim ama basaramamisim. Galiba en iyisi yuku agirlastirmadan, kendiyle barismak ve sukut ve vakur olarak yola devam etmek...Ellerinize saglik. Rabbime emanet olun ..

***
kiremit: teşekkür ederim. ben bunu bir çırpıda yazmıştım. neler düşündüm de yazdım hiç hatırlamıyorum, birkaç gün evvel yazmıştım. dün uygun resimler bularak burada yayımladım. okuyunca ben de sizin gibi düşündüm. blog yazılarıma karşı olan hislerimi bile buldum içinde. oysa yazarken hiç de bunları düşünmemiştim. bilinçaltının bir çıkarımının yansıması olsa gerek. ilginç yazmışım. tekrar teşekkür ederim.

Düzenleyen kiremit gün: 25/3/2007 saat: 08:14
Bağlantı

2007-03-25 00:59:18 - 2007-03-25 00:59:18 - selamlar
Yazan: denizeakannehir
tek kelimeyle
seni seviyorum dostum
gelebildiğim kadar gelmekle beraber
en enteresan dostlardansın

Hoşçakal, kolaylıklar dilerim...

****
kiremit: sağol muhterem. bu yazıya gelecek yorumları merak ettiğim için şimdilik yeni yazı eklemiyorum. kimse benim gibi yorumlamadı şimdilik.

Düzenleyen kiremit gün: 25/3/2007 saat: 01:04
Bağlantı

2007-03-25 00:41:00 - 2007-03-25 00:41:00 - kabuk
Yazan: gezimanya
Şu salyangozlar ne filazof ruhlu yaratıklarmış meğer.. :))
Hepimiz, ağır gelse de kabuğumuzla yaşamak zorundayız. Kabuksuzluk demek özgürlük demek, . Evet özgürlük demek ama bir o kadar da korunmasızlık demek. "Ya delidir ne yapsa yeridir" ilkesini benimseyeceğiz ya da kabuğumuzla toplum çarkının bir dişlisi olmaya devam edeceğiz..

Ayrıca nar ağacındaki yorumuma yazdığınız cevap için çok tşk ederim. Ben hep bozai'yi ayrı bir ağaç türü zannederdim :)
Bağlantı

2007-03-24 23:55:22 - 2007-03-24 23:55:22 - SALYANGOZ
Yazan: onurtan
Merhabalar. Sanırım bu hikayede, ayaklarını beğenmeyip, boynuzlarına hayran olan fakat boynuzları ağaç dallarına takıldığı için aslana yakalanıp yenen geyiğin hikayesinde olduğu gibi bir tema var. Tesettür 6' ya da yorum yazmıştım ama onu göremedim. Umarım blogcunun akibetine uğramamıştır çünkü bayağı uzun bir yorumdu. Sağlıcakla kalın.
Bağlantı

2007-03-24 20:57:56 - 2007-03-24 20:57:56 - Esselam...
Yazan: dilsizmutercim
Yazılarınızı sürekli takip ediyorum tesettür konusuna o kadar çok istememe rağmen yorum yazamadım yoğunluğum sebebiyle. Fakat çok özemsediğimden hepsini başından itibaren yorumlarıyla beraber yazdırdım ve yolda, trende okuyup altlarını şizdim, kenarlarına notlar aldım böylelikle daha verimli bir yorum yazabilecektim ama birçokşey üst üste geldiğinden sanırım oldukça geç kaldım. Çok önemsediğim bir konuda istemesem de sessiz kalmak beni olduköa üzse de elimden şimdilik bu kadarı geliyor. Gelelim salyangozlara. Ben kendilerini çok severim. Ve hikayenizi de çok sevdim. birkaç kere okudum. Resimlere bol bol baktım. İçinde salyangozun evi gibi sarmalanmış ince mesajlar olması da oldukça güzel kılmıç yazınızı. Bunların hepsine hayat sergüzeştindeki gel gitler ve handikaplar diyebiliriz. Kimisi kabuğundan kurtulmak için, kimisi de sığınacak bir kabuk bulabilmek için kendini zorlar durur. Herşeyiyle salyangozları, kabukları ve mücadeleyi Yaratana hamdolsun... Ve bir de buara bend e bloğuma ufak bir cümle eklemeyi düşünüyordum tevafuk oldu; "sanırım salyangozların mazisi bile yaşadığımız yüzyılın mazisinden daha parlak..."
En içten dualarımla...Selamlar...

kiremit:
:(( muhterem, eski yazıya yeni yorum yazlmaz diye bir kural mı var?
geç kalmış değilsin.
eski yazıları okuyan az da olsa blogcular var. bir de google'dan sırf ilgili konu için gelenler oluyor. en azından ben yazılarıma gelen yorumları okumuş ve yanlış bilgim varsa düzeltmiş olurum.
neyse her şey için çok teşekür ederim. söz konusu konu ile ilgili birkaç sözüm kaldı zaten, ilerde yazabilirm.

Düzenleyen kiremit gün: 24/3/2007 saat: 21:04
Bağlantı

2007-03-24 17:45:14 - 2007-03-24 17:45:14 - :))
Yazan: gezenti
"kiremit'in ellerine sağlık..
bence slyangoz bir daha denemeli....

***
kiremit: mümkün değil. yaşadıkça katlanmak zorunda:)

Düzenleyen kiremit gün: 24/3/2007 saat: 17:51
Bağlantı

2007-03-24 12:29:46 - 2007-03-24 12:29:46 - ...
Yazan: carolisolabella
Gözlerim doldu yaaa, ne güzel olmuş ne de hassas...
Tam da duyarlı bir yürek gibi ...

Sevgimle
Bağlantı

2007-03-24 11:56:14 - 2007-03-24 11:56:14 - Selam
Yazan: figoltx
Bence mutlulugun sirri "KABULLENMEK" 'te yatiyor. figoltx
Bağlantı

2007-03-24 10:32:09 - 2007-03-24 10:32:09 - selamlar
Yazan: denizeakannehir
Fırtına mı çıkacak ?
Bana mı öyle geldi ?

Söyleyeceklerin var ama şifreledin

Mi ???

Kendine iyi bak, iyi günlerin olsun...

Hoşçakal, kolaygelsin...

***
kiremit: hayır yok. genelde günde bir yazı eklemeye gayret ediyorum. böyle olunca, yayınlanmayı bekleyen yazılar sırasını bekliyor. onlar sırasını beklerken, bazılarını sonradan gereksiz görüp siliyorum. kiremitin yazıları bitmez.
bir de her yazdığımı buraya eklesem ben bile kendi yazılarımı takip edemem.
bu da sırasını bekleyen yazılardandı. biraz kendi blogculuk anlayışımı temsil ediyor gibi geldi bana. aslında bu amaçla yazmamıştım. sonradan okuyunca bu fikre kapıldım.

Düzenleyen kiremit gün: 24/3/2007 saat: 14:23
Bağlantı

2007-03-24 05:44:28 - 2007-03-24 05:44:28 - Merhaba Günaydın
Yazan: thares
Salyangoz Kabuğunu Beğenmezse Başına Kötü Şeyler Gelebilir
Bizim Buralarda şöyle bir söz vardır
"Kablangoz kabuğunu beğenmez imiş"
Huzur Dolu En Güzel Hafta Sonları Sizin Olsun
Allah a Dayan,
Sa ye Sarıl,
Hikmete Ram Ol.
Yol Varsa Budur,
Bilmiyorum Başka Çıkar Yol
Sağlık Mutluluk Neşe Huzur ve Başarı Dolu Günler Dileğiyle
Dostça Kalın


Bağlantı

2007-03-24 05:29:06 - 2007-03-24 05:29:06 - ismimi kaybettim
Yazan: kitabooku
Ama dostlar hatırlatınca buldum.Telaş nedeniyle olsa gerek.. Blogumu artık sade bir hale getirme kararı verdim. Şimdi yeni yüzüyle yazılar öne çıkar umarım. Bu arada alıntı yazıları azaltıp,her gün değişik bir konuda mesela bir menteşe bir kapı bir çaydanlık gibi konularda acizane düşüncelerimi yazmayı düşünüyorum. Başka bir blogda mı yapsam acaba diyorum. Allah iyi ki bana kumar,içki vb alışkanlıkları musallat etmemiş. Bu blog işiyle fazla haşır neşir oldum. planlarımın çoğunu aksatıyorum. Tiryakilik bana göre değil. Kitap okumalar, dersler hep sekteye uğruyor bu aralar. Şöyle belli bir süre bakıp sonra kabuğuma çekilmeyi başarmak zorundayım salyongaz kardeşim gibi. Anketin belli oranda gerçeği yansıttığını sanıyorum. Okumayı sevmiyor bizim insanlarımız.. Yazı biraz uzun oldu mu hemen transit geçiş.. Hatta geçen sanırım Buruni hakkında alıntı bir yazıma mühendis biri şöyle yorum yazmıştı. ''Lütfen bu kadar uzun yazmayın .bizi de düşünün. özetini yazın.'' Şimdi zaten özet olan buluşlarla dolu bir hayatı ben nasıl özetleyebilirim. Benim amacım beni etkileyen yazıları başkalarıyla paylaşmak. Geçen başka bir yerde filistin hakkında ''dünya sağır dünya kör'' diye başlık yazmıştım. Bir yorum geldi ki beni derin düşüncelere daldırdı. ''sağır diye başlık atıp bizi niye kandırıyorsunuz. ''diye . Herhalde onun bu konuda bir sıkıntısı var. tedavi için arayış içinde olabilir ve benim yazımda bulamayınca kızmıştır diye düşündüm. Allah'a emanet olun efendim.

*****
kiremit: herkesin blogdaki amacı farklı olabilir. herkes her yazıyı okumak zorunda değil. ben şahsen ilgimi çekiyorsa uzun olsun aldırmam okurum. hatta iki defa okurum. eğer yorum yazacaksam tekrar bazı yerlerini okurum.
bir yazı ilgi alanımda değilse kısa olsa da okumam. dediğim gbi, kimse blogcu arkadaşının her yazısını sanki bir görevmiş gibi okumaya mecbur değil. her eleştiriden canınızı sıkmanıza gerek yok. birisi negatif eleştiri yapmışsa bir de bu yazılara değer veren sessiz çoğunluk vardır. bunu da düşünmeniz gerekir.

Düzenleyen kiremit gün: 24/3/2007 saat: 14:17
Bağlantı


Kategoriler

ziyaretçi



En Üste Dön


Locations of visitors to this page
tracker