resim fotograf blog
...

Tövbe

Tarih: Çarşamba, Mayıs 2, 2007 Saat: 01:42 Kategori: Vicdan - Din
<-Yeni Sayfa Eski Sayfa->

Tövbe Etmek

Tövbe, dönüş demek. Yani hatadan dönüş. Ama basit bir şey değil. Her isteyince yapamıyoruz.

Dil ile veya dilini kullanmadan içinden bin kere tövbe etsen, kalbin hatalarından pişmanlık duymuyorsa üzülmüyorsa tövbe etmemiş oluyorsun. Sadece bir şeyin günah olduğunu kabul etmiş ve gereğini yapmaya çalışıyorsun ama olmuyor. Neden olmuyor? Çünkü pişman değilsin. O halde o hatayı bir daha yapacaksın demektir. Hem belki de daha kötü bir şekilde.

 

Mesela ben bir yanlışımdan dolayı mesela bir insanın kırdığım için Allaha dua ederek tevbe ettiğimi, pişman olduğumu bildirsem, günahımın affolunmasını istesem, ama kalbimdeki kızgınlık devam ediyorsa, hatta bir de kalbim “ben Allahın huzurunda tövbe ediyorum ama gerçi ben haklıydım, o da zaten kırıcı sözlerimi hak etmişti” diyorsa,

Bu tövbe midir? Allah bizim kurnazlığımızı mı dikkate alacak, yoksa kalbimizdekileri mi?

Yok o kurnazlık değil, ben yapmam gerekeni yaptım.

Öyle mi?

Evet işte tevbe ettim. Daha ne olsun?

Ama diyorsun ki ben haklıydım.

Evet ben haklıydım.

Ve o kişi hak etmişti diyorsun.

Evet hakketmişti.

Yani pişman değilsin.

Pişman olmasam niçin tövbe edeyim?

Niçin tövbe ettin?

Çünkü günah işleyince tövbe edilir.

Pişman olduğun için mi tevbe ettin yoksa gerektiğine inandığın için mi?

Ne alakası var?

Pişman değilsin.

Ben pişman olacağım bir şey yapmadım.

Öyleyse bu mantığa göre dilinle tövbe etmen de gerekmiyordu.

 

Tövbe ve Pişmanlık

Aslında doğrunun yanlışın ne olduğunu bilen bir insan, kendisini tutamayıp bir yanlış yapmışsa, son derece pişman olur. Kendisini tamamıyla o yanlış hareketten geri çektiği gibi, yüzünü doğruluğa çevirmiştir. Hakka yönelmiştir. Bu ise tövbedir. Bir dahaki sefere aynı hataya düşmeyecek ya da daha az zararla atlatacak demektir. Kalbinde pişmanlık olmadan bin defa estağfirullah desen günahın bağışlanmaz.

 

Bir insanı kırıp sonra ondan özür dileyip gönlünü alınca, onun yaratıcısı olan Allahtan da özür dileyip pişmanlığını göstermek gerek. O zaman ise, kalbindeki önemlidir. Kulu kandırdın mı yoksa onun gönlünü almaktan vicdanen huzur duydu mu.

Gerçekten pişman olan kişi önce kuldan özür dileyecek. Gurur bırakmıyorsa pişmanlık gururdan zayıf demektir. Olmadı.

Benin gönlümde Allahın hatırı da gururdan zayıf kalıyorsa, o zaman oturup düşünmem gerekir. Ne derece Müslümanım. Ne derece Hakk’a teslimim.

Bütün olaylar bizim mihenk taşlarımızdır. Yani bize derecelerimizi gösterirler.

Aynen herkesin taşıyabildiği bir ağırlığı kaldıramamamızın bizim kuvvetsizliğimizi gösterdiği gibi.

Ya da hiç kimsenin taşıyamayacağı bir şeyi taşıyabilmemizin bizim daha güçlü olduğumuzu gösterdiği gibi.

 

Çeşitli olaylar karşısındaki “tutumumuz” bizim o günlerdeki seviyemizi yansıtıyor. O olaylar derecemizi ölçmüş, bizim tepkimiz ise bizim kalitemizi göstermiştir.

 

Bakalım yolda daha nelerle karşılaşacağız diyerek

Her şeyden ders çıkarıp yola devam etmek gerek.

Ama ders almakta dikkatli olmakta yazar var.

Geçmişten ibret almayanlar için tarih tekerrürlerden ibarettir.

 

Estağfirullah = Allah’tan bağışlanma dilerim.

Peygamber efendimiz, günde 70 defa, başka bir rivayete göre günde 100 defa Allah’tan af dilermiş.

Bu bazı insanların sandığı gibi tesbihi alıp 100 defa estağfirullah demeye benzemiyor.

Her gün hatta her an şuurlanması devam eden, her an yükselmekte olan insan, geride bıraktığı anlardaki davranışlarının, fikirlerinin çoğunu hatalı görür. Peygamber efendimizin tövbeleri böyleymiş. Bizimki gibi değil. Biz ise bize gerektiği gibi yapabiliyor muyuz?

 

Çeşitli istiğfar duaları

Acaba, hadislerde geçen “şu istiğfara günde şu kadar devam edene şu sevap yazılır” gibi bilgiler bizim anladığımız gibi mi?

O sözler sihirli sözler midir ki biz onları tekrarlayalım da olmayacak şeyler oluversin?

O sözlerde elbette sihir yok. Ama o sözlerdeki manaları düşünmekte, idrak etmekte, iyice anlayıp şuurlanmakta hayır vardır.

Bunlar basit şeyler değil. Biz insanlar basitleştiriyor hatta komikleştiriyoruz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (10) :: Yorum Yazabilirsiniz :: Bağlantı
<-Yeni Sayfalar | Eski Sayfalar->


Bu Yazıya Yapılan Katkılar ve Yorumlar:


2007-12-19 22:11:31 - 2007-12-19 22:11:31 - TÖVBE
Yazan: elbanur
Tövbe inanan bir kulun yaptığı kötü davranışlardan utanarak Allah(c..c) bağışlanmasını dilemesidir.Muhakkakki Allah(c.c.) merhamet sahibidir bunun içinde tövbelerimizi kabul eder ama sadece dil ile olanını değil kalp ile tasdik edilen bir tövbeyi kabul eder.Şu anlayış çok yanlış hergün olmayacak günahlar işleyip nasıl olsa Allah affedicidir.Kardeşlerim tövbe ederken şunu unutmayalalım o günaha bir daha dönmemek için tövbe etmemiz gerekiyor.İnşallah tövbelerimiz kabul olur.Allah bizlere kalbimiz ile tasdik ettiğim tövbeler nasip etsin
Bağlantı

2007-08-09 08:46:10 - 2007-08-09 08:46:10 - Tevbe nedir?
Yazan: rzoo
Aldığımız nefes için tevbe,
Attığımız adım için tevbe,
Kılınan namazlardan tevbe,
Tevbeden tevbe.

Tevbe;gözyaşlarımın kalbime değmesidir.
Bağlantı

2007-05-03 00:07:58 - 2007-05-03 00:07:58 - ......
Yazan: haycan
ziyaretiniz icin cok tesekkurler...mutlka yardıma ıhtıyacım olur ben acemıyım nede olmasa.. :D

*****
kiremit: olursa ben buradayım. tekrar hayırlı olsun. dünkü olay için üzüldüm. bir daha hiçbir aksilik olmaz inşallah. dikkat etmek lazım. ama nasıl bilmiyoruz maalesef. blogcu yetkililerinin de bazı konularda yapacakları bir şey yokmuş, yeni öğrendim. o halde kendimiz araştıracağız nelere karşı dikkat etmeliyiz diye.

Düzenleyen kiremit gün: 3/5/2007 saat: 00:12
Bağlantı

2007-05-02 23:27:01 - 2007-05-02 23:27:01 - Selam...
Yazan: fuadyusufoglu
Sevgili canım Ali'ciğim... Evet Her şeye rağman tövbe etmek En güzel bir ibadettir...Ama İnsanın nefsi emaresi var ya işte o bırakmıyor... Bir de Her insan AKLINDAN MEMNUN... İşte bu işi zorlaştırıyor...
MESELE BİR ÖRNEK VEREYİM... ben fuad olarak sen ali olarak veya bir kaç arkadaş daha olalım... benim 1000 liram var senin 2000 liran var diğer şahsın 3000 lirası ve dördüncü şahsın 4000 lirası var ve bu paraları hepimiz hazır olan bir yerde yere atsak... inan ki fuad kendi 1000 lirasını, Ali de kendi 2000 lırasını almaz. Ya ne olur fuad alinin 2000 lirasını alır yanı en çoğunu alır.. Bu böyle ....gelelim akıl meselesine fuad aklı az dır... seni tenzih ederim bir başka arkadaş aklı yoktur...bir başka arkadaş aklı çoktur veya bir başka arkadaş aptaldır... mesele diyoruz ya ... .Deseler ki buda paralar gibi bu aklımızı aramızda bir yere atalım sonra her kes gitsin en iyi..aklı seçsin... inan ki fuad kendi aklından başkasının aklını almaz velev ki süper zekalı bir akıl yerde olsa... Yanı sözün sonu Her kes kendi aklından razı... İşte bu olunca işler ister istemez karışıyor...ve bunda da ENANİYET DOĞUYOR...
Allah(c.c.) bizleri ve sizleri Daha doğrusu bütün müslüman kardeşlerimizi ENANİYETTEN korusun..AMİN...
Sevgiyle kalın duayla kalın...

***
kiremit:
hakikat bilgilerinden gıdasını alabilen enaniyetler hayırda çalışır. haksızlığı reddetmede çok işe yarar. gıdasız kalan enaniyetler firavunlaşır. önemli olan insanların hakikat bilgilerini anlamaya tahsil etmeye gayret etmeleridir. enaniyet olsun ama haktan yana olsun. o zaman hiçbir sakıncası yok. böylesi kuvvetli bir yönümüzü yok edemeyiz zaten. risale-i nurda bu konuda çok değerli bilgiler vardı.

Düzenleyen kiremit gün: 2/5/2007 saat: 23:35
Bağlantı

2007-05-02 21:18:08 - 2007-05-02 21:18:08 - selamlar
Yazan: denizeakannehir
Şöyle bir geziyorum sevgili Kiremit
Selamsız geçermiyim
İyisindir inşallah

Kolaygelsin, hoşçakal...
Bağlantı

2007-05-02 16:12:07 - 2007-05-02 16:12:07 - selam
Yazan: nuramos
pek sevgili bırader gunlerın ve gecelerın bırbırı ardında donup dolastıgı bu yasam yolunda anlamlı coskulu nazık ve latıf karsılıklı ıyı nıyet ıcerısınde ve nazarı ılahının bır nebze bakısıyla ıle hakıkı hos goru mesabesınde yeryuzunde rabbın kullarının bırbırını anlaması dınlemesı ne guzel bu guzel olandır amma bır de en guzelı vardır'kı guzellıgın zırvesı olsa gerek buda senı anlamayanı anlamak senı dınlemeyenı dınlemek ve hatta senı hakksızca ıtham edenı sabırla ve lısani munasıb ıle ıkaz etmektır. sen benım nazarımda guzele degıl en guzele layıksın o yuzden beklerdımkı sıze mesnetsız ıthamlarda bulunan kız cagazın ıthamlarına sabratseydınız belkıde bu sızın ıcın daha hayırlı olurdu
hem mustaar olarak kullandıgınız kıremıt ısmının geregıde temelı ıster saglam olsun ıster zayıf olsun ıcınde yasayanların uzerlerını dıstan gelen etkılere korur kıremıt zayıftır kendı basına amma yek dıgerlerıyle kenetlendımı bır settı kavı olur kıremıt her ne kadar benı arkadas lıstenızden sıldıysenızde ben buna uzulmedım uzulecegım tek sey yanlıs anlasılmaktır ve yanlıs anlamaktır.. rabbın sozlerının hukmu kalbıne nufus etsın Amın....

*****
kiremit:
silmemin sebebi aslında yanlış anlamaktan değil. sizin gibi düşünen bir arkadaşım var. hatalı da olsa dışlanmış bir insanın yanında olup onun daha kötü hissederek kötülükler içinde kaybolmaması için fedakarlıkta bulunacak kadar faziletli bir insandır. ben o kadar değilim ama anlayıp hak verebilirim.
silmemin esas sebebi şudur: haklı ile haksız aynı hücrede bulunamaz. karanlıkla ışığın aynı anda aynı yerde bulunamayacağı gibi.
bir suçlu ile bir mağdur ikisi de aynı hapishanede bulunmaz. örnekler çoğaltılabilir. onun için, her kim onu onaylamışsa ben kendimi oradan silerim. bütün mesele budur. sizi yeterince tanıyorum. hakkınızda asla haksızlık yapacağınız gibi bir düşünce geçmemiştir ama benim burada bahsettiğim sebeb ve bir de gücenmişliğim var. benim gücenmişliğim açısından, yaptığınızı haksızlık diye kendim şahsi olarak nitelendirebilirim. bu başka, faziletli davranışınızı anlamam başka.
kiremit hakında verdiğiniz örnek ise geçen gece yayınlayıp sildiğim bir alıntı yazıdan okumuş olabilirsiniz. eğer onu okuduysanız: o yazının sahibi bana mail yazarak, o işi yapanın kendisi olmadığını ciddi bir şekilde dile getirdi. söylediği sözlere göre doğru söylediğine inanarak ben de o yazıyı derhal kaldırdım. zaten ne olursa olsun o yazıyı buraya koymak yanlıştı. öfkeden insan ne yapacağını şaşırıyor. öfke çok çirkin bir şey. ayrıca: o kişinin kız olduğunu ben farkında olmadan iddia etmişim. şimdi herkes onu kız sanıyor. ama olabilir de. Allah bilr. ben bilmiyorum.

Düzenleyen kiremit gün: 2/5/2007 saat: 19:12
Bağlantı

2007-05-02 15:57:19 - 2007-05-02 15:57:19 - Esselamün Aleyküm
Yazan: benpacella
ne güzel yazmışsınız öyle..ne demeli şimdi,hiç bişey bırakılmamış ki..
dinimiz o kadar kolaylık sağlıyor ki bizlere ve biz insanlar bunu bildiğimiz halde,bu kolaylıktan ne kadar yararlanabiliyoruz..?ne kadarını ve kaçta kaçını yapıyoruz..?bilinmez..

Rabbim sözde değil özde yaptığımız tövbeyi kabul etsin inşaallah..kalben yapılan tövbelerimizi,bizlere nefes almak kadar gerekli olan bu kolaylığı unutturmasın inşaallah..

Allaha emanet kalın..dualaşmak ve dualarda hatırlanmak dileği ile..
Bağlantı

2007-05-02 14:09:28 - 2007-05-02 14:09:28 - tövbede esas olan...
Yazan: degirmenlerekarsi
***Tövbede esas olan yürekte hissedilenlerdir ve kulun ettiği tövbenin kabulünde de dikkate alınacak olan budur; bunun ayırdımını iyi vurgulamışın...

Tövbe, "gerektiğinde" başvurulması için Allah'ın kullarına tanıdığı bir haktır... Ama gerektiğinde...

Ettiğimiz tövbe sadece şimdiki zamanı değil, geleceği de içine almalı ki bir anlam kazanabilsin... Yani pişman olduğumuzu dile getirmek yapılan hatayı ortadan kaldırmaz ve ruhumuzu da kurtarmaz; o ve benzer hataları gelecekte de işlemeyeceğimize dair ifadeleri, nedenleriyle birlikte tövbemizin içine katmalı ve o şekilde Allah'a sunmalıyız tövbemizi... Takdir de O'nundur artık...

***Tövbe hakkının bazen insanları hataya daha da yaklaştırdığını düşünüyorum... Mesela özel dini gecelerde kullara tanınan tövbe hakkı ve bunun sonucunda günahların affedileceğine dair geliştirilen inanç, insanlarda "nasıl olsa tövbe eder, sıyırırım bu işten" gibi yanlış bir düşünceye yol açmaktadır; ve bu, bilinçaltına yerleşip, bireyi, kendisi farkına varmadan yönetmektedir...

Bu yüzden bu konuda yazılan -seninki gibi- bilinçli yazılara ve -benimki gibi- :=))) yorumlara ihtiyaç var...:=)))

Dilerim güzel ve farklı yorumlar alır bu yazı ve bu sayfa da çok ziyaret edilir...
Bağlantı

2007-05-02 10:41:05 - 2007-05-02 10:41:05 - İyi günler dilerim
Yazan: cansofi
Merhabalar Fuad amca vesilesiyle blogunuzu tanıdım, yalnız benden pek hoşlanmıyorsunuz sanırım.Bir konu var ve ben yinede sizin fikrinizi almak istedim, katılırsanız çok sevinirim Blogumda karikatür bir resim var düşüncenizi yorum olarak bırakırsanız beni çok memnun edersiniz saygılarımla...
(İstemezseniz yorumu yayınlamayabilirsiniz.)
Bağlantı

2007-05-02 09:24:59 - 2007-05-02 09:24:59 - Günaydın:)
Yazan: kumhavuzu
esas olan dilin ve yüreğin bir olması değilmi zaten..
kalbin başka dilin başkaysa olurmu hiç..
Özü sözü bir olmak bu değilmi..
''ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol'' değilmi güzel olan..
ne kadar sürdürebilirki insan en başta kendini kandırmayı..
Kendinle barışık olmak değilmidir aslolan..
Bir davranışta bulunurken sonrasında kendini nasıl hissedebileceğini az çok tahmin etmek değilmiidir..
Kolay değil bu işler..insan olmak kolay değil:)
gününüz güzel olsun
Bağlantı


Kategoriler

ziyaretçi



En Üste Dön


Locations of visitors to this page
tracker