resim fotograf blog
...

Uzlaşılamazlık

Tarih: Perşembe, Mayıs 10, 2007 Saat: 05:07 Kategori: Psikoloji
<-Yeni Sayfa Eski Sayfa->

Uzlaşabilmek için öncelikle tarafların birbirlerinin savunduklarını iyi bilmeleri gerekir. Dinlemeden anlamadan reddetmekte hayır yoktur. İnsan bilmediği konuda karşısındakinin anlattıklarını devamlı çürütmeye çalışıyor ve küçültücü dışlayıcı hareketlerde bulunuyorsa, bu onun cahilliğini ve bağnazlığını gösterir. İnsan öne sürülen iddiaları, bilgileri anlamaya çalışmalı, tartmalı, içinden çıkamıyorsa araştırmalıdır veya daha iyi bilgisi olanlara danışmalıdır.

 

Bir örnek:

Birkaç yıl önce, İngiliz ve Türk genç arkadaşlarımın arasında “islamda çok eşlilik” konusu açılmıştı. Aralarında tercüme yapmak bana düşüyordu. Türk arkadaş şiddetle reddediyordu. Anlattığım hiçbir şeyi dinlemek bile istemiyordu. İngiliz ise gerçekten meseleyi anlamak için devamlı sorular soruyordu.

Zamanın şartlarını, kadınların toplum içinde ekonomik bakımdan erkeğe muhtaç olması, savaşlarda erkek nüfusun azalması ve böylelikle bedensel ihtiyaçları da göz önünde bulundurarak, durumları mantığına göre onaylıyordu.

 

Şimdi konu poligami değil. Bu sadece bir örnekti.

Onaylayıp onaylamaması da mühim değil. Burada mühim olan şey, konuyu irdeleyerek savunucunun kendisini ifade etmesine imkân tanımak, dikkatle de dinleyip anlamaya çalışmaktır.

Evet, iki şey; ikincisini yapmadan birincisini yapmak sahtekârlık olur: Söz hakkı vermek ve konu hakkında alalatılanları “konuda aydınlanıp adaletli davranmak için” dinlemek.

Bunu yaptıktan sonra kişi kabul etmekte veya reddetmekte doğru şekilde hareket ederek sonuca varmıştır. En başta kendisine haksızlık yapmamıştır. Kendisinin önyargılı ve bağnaz kalmasına engel olmuştur.

 

Biz toplum olarak büyük çoğunluğumuz genelde kendi değerlerimizi hiç irdelemeyiz, savunduğumuz şeyi körü körüne savunuruz. Biz böyle olduktan sonra, kabul etmediğimiz fikirleri savunan insanlarla hiç uzlaşmamıza imkân var mı?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (3) :: Yorum Yazabilirsiniz :: Bağlantı
<-Yeni Sayfalar | Eski Sayfalar->


Bu Yazıya Yapılan Katkılar ve Yorumlar:


2007-05-10 19:04:25 - 2007-05-10 19:04:25 - Çok Bilmiş Cahiller
Yazan: mesale
Merhaba değerli insan,

Uzlaşamamak, beraberinde hoşgörüsüzlüğü ve anlayışsızlığı getirir. Bizler genellikle doğumla birlikte başta aile olmak üzere çevremizden edindiğimiz her türlü bilgiyi doğru olarak kabul ederiz. Bundan dolayı da bizim gibi düşünmeyenleri cahil ve düşman ilan ederiz. Onları bilgisiz, akılsız ve zavallı olarak görürken kendimizi ise çok bilmiş akıllıların seviyesine çıkartırız. Her geçen gün bizim gibi düşünmeyenlere yönelik düşmanlıklarımız artarak devam eder.

Kendimizi bilmediğimiz, başkalarını anlamaya çalışmadığımız sürece de bu uyumsuzluk sürecektir. Siyasetten dine, toplumsal olaylardan medyaya kadar neredeyse her konuda ve alanda varolan bu anlayışsızlık, sevgi ve birliktelikleri de yok edecektir.

Sevgi ve saygılarımla.
Bağlantı

2007-05-10 15:23:11 - 2007-05-10 15:23:11 - cehalet
Yazan: gezimanya
Bir konuda çok iyi bildiğini düşünen ve aksi fikirleri kabul etmek bir yana dinlemeyi bile reddeden kişileri deyim yerindeyse "cahil" olarak kabül ediyorum. Aslında cahil: Allah'ını unutmuş, gafil olarak geçer ama sağduyu gözleri kör ise sosyokültürel açıdan ne kadar yüksek olursa olsun cahildir bana göre. Bu insanlar eğitilmeye çok kapalı oldukları için ikna etmek için harcayacağım emeğe yazık olacağını düşünüp uğraşmıyorum açıkcası. "O sizin görüşünüz ama toplumun gerçeği değil" deyip geçiyorum. Ama doğru mu yapıyorum? Hayır doğru da değil belki ama herkesi eğitemeyeceğimiz gerçeğini kabül ettim.
Bazen o tür insanlara ciddi ciddi içimden dua da ediyorum, gafletten kurtulmaları için..
Bağlantı

2007-05-10 13:50:33 - 2007-05-10 13:50:33 - S.a.
Yazan: cansofi
Hayırlı ve mutlu bir gün dilerim...
Bağlantı


Kategoriler

ziyaretçi



En Üste Dön


Locations of visitors to this page
tracker